1

BEKO: ÇOCUK İŞÇİLİĞİ ARTIYOR

2

Bağımsızlık Mücadelemiz, Besleme Kalemşörlerin Dil Uzatabileceği Bir Değer Değildir!

3

TBMM GENEL KURULU TOPLANAMADI

4

TBMM GENEL KURULU TOPLANDI

5

ADALET KOMİSYONUNDA İNFAZ DÜZENLEMESİ GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

6

TBMM GENEL KURULU TOPLANAMADI

7

11 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA: “DEĞİL ELİMİZİ, TÜM VÜCUDUMUZU TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ”

İlginizi Çekebilir


2020 YILI BÜTÇESİ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA KABUL EDİLDİ

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların bütçelerinin görüşülüp kabul edilmesinin ardından bütçe kanun teklifinin maddelerine geçildi. 16 maddeden oluşan 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 6 maddede

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan başkanlığında toplanan komisyonda, Cumhurbaşkanlığının 2020 yılı bütçesinin görüşmelerine başlandı.

Komisyonun 2020 yıl bütçesiyle ilgili son toplantısında, Cumhurbaşkanlığının yanı sıra Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Savunma Sanayii Başkanlığı bütçeleri de ele alınacak.

Bugün, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin maddeleri ile birlikte Başbakanlık, Kalkınma Bakanlığı ve Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün kesin hesapları da görüşülecek.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, bütçeler üzerinde sunumuna başladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, bu yıl CİMER´e toplam 2 milyon 814 bin başvuru yapıldığını bildirdi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Cumhurbaşkanlığının 2020 yılı bütçesini sunan Oktay, konuşmasına Şanlıurfa Akçakale ve Hakkâri´de şehit olan askerlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diyerek başladı. Oktay, "Ülkemizin bağımsızlığına ve bütünlüğüne içten ve dıştan yöneltilen tehditlerin bertaraf edilmesine yönelik mücadelemizi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ile ofislerinin 2018 yılı kesin hesabına göre harcamasının 1 milyar 648 milyon 678 bin lira olduğunu ifade eden Fuat Oktay, 2020 yılı bütçesinde ise bir önceki yılın 2 milyar 818 milyon 899 bin lira olan başlangıç ödeneğine göre yüzde 11,8 oranında artışla 3 milyar 152 milyon 937 bin lira ödenek tahsis edilmesinin öngörüldüğünü söyledi.

Oktay, Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 165 milyon liranın acil destek giderlerine, 1 milyar liranın İçişleri ve Millî Savunma Bakanlığınca kullanılan barışı destekleme ve koruma hizmetlerine ve 330 milyon liranın ise Cumhurbaşkanlığı Ofisleri bütçesine aktarılmak üzere ayrıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının yürüttüğü koordinasyon ve icra hizmetlerine ek olarak, Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi´nin milletin hizmetine sunulmasına yönelik çalışmalarda son aşamaya gelindiğini anlatan Fuat Oktay, "Kütüphanede 2 milyona yakın basılı, 43 bine yakın elektronik kitap, muhtelif yazılı ve elektronik süreli yayınlar ile 46 adet veri tabanı kullanıma sunulacaktır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığıyla ilgili 2018 Sayıştay raporunda herhangi bir bulguya yer verilmediğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi´nin etkinliğinin artırılması, hızlı ve dinamik bir yapıya sahip olması, kapsayıcı ve sürdürülebilir politikalar geliştirebilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığına doğrudan bağlı olarak kurulan 4 ofis, 9 politika kurulu ve başkanlıkların faaliyet gösterdiğini anlatan Oktay, politika kurullarının 2019 yılı faaliyetlerini şöyle sıraladı:

"Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu tarafından 3, Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu tarafından 6, Ekonomi Politikaları Kurulu tarafından 9, Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu tarafından 16, Hukuk Politikaları Kurulu tarafından 20, Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu tarafından 7, Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu tarafından 10, Sosyal Politikalar Kurulu tarafından 6 ve Yerel Yönetim Politikaları Kurulu tarafından 3 adet rapor veya politika belgesi hazırlanmıştır."

"ULUSAL VERİ SÖZLÜĞÜ ÇALIŞMALARI BAŞLATILDI"

Dijital Türkiye ve siber güvenlik koordinasyonunun aynı çatı altında toplayan Dijital Dönüşüm Ofisinin faaliyetlerini anlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, şunları söyledi:

"Dijital Türkiye çalışmaları kapsamında kaynaklarımızı verimli kullanarak, teknolojiyi sadece tüketen değil üreten bir Türkiye olmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede, kurumlar arası veri paylaşım terminoloji birliğini ve kurumlar ile uygulamalar arası entegrasyonu sağlamak amacıyla ´Ulusal Veri Sözlüğü´ çalışmaları başlatılmıştır. Kamuda büyük veri ve yapay zekâ uygulamalarının etkin olarak kullanımını sağlamak amacıyla Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi´nin bu yılın sonunda yayımlanması hedeflenmektedir. Tek Durak Hizmet Noktaları projesi kapsamında 2019 yılı sonunda pilot uygulamanın hayata geçirilmesi ve 2020 yılı ve sonrasında yaygınlaştırma çalışmalarının yapılması öngörülmektedir."

Fuat Oktay, Tek Durak Hizmet Noktalarına ilişkin, "vatandaşın kapı kapı dolaşmasını engelleyeceğiz, bitireceğiz" dediklerini hatırlatarak, bunun pilot uygulamasının yıl sonuna kadar gerçekleştirileceğini ifade etti.

Kamu Net´in daha güvenli hale getirilmesi için geliştirilmesine katkı verdikleri "yerli ve milli IP Kripto cihazının pilot çalışmaları yapıldığını dile getiren Oktay, kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların da başlatıldığını bildirdi.

Fuat Oktay, Dijital Türkiye Platformu´na ilişkin çalışmalara da değinerek, "Kasım 2019 itibariyle Dijital Türkiye Platformu üzerinde 44 milyondan fazla kullanıcı sayısına erişilmiş olup 635 kurum ve kuruluşa ait toplam 5 bin77 hizmet sunulmaktadır." dedi.

Sıfır belge politikası çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, bu kapsamda bir Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 41 yönetmelik ve 13 tebliğde değişiklik yapılarak, 111 adet sürecin sadeleştirildiğini, hizmet başına düşen ortalama belge sayısının da 3,8 iken, talep edilen ortalama belge sayısının 0,34´e düşürüldüğünü belirtti.

Oktay, bunun çalışanlar tarafından kesinlikle talep edilmemesini sağlayacaklarını dile getirdi.

"ÜNİVERSİTELERDEKİ KARİYER MERKEZLERİNİN SAYISI 172´YE ULAŞTI"

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisinin çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Oktay, "Geçtiğimiz yıl 53 olan üniversitelerdeki kariyer merkezlerinin sayısı Kasım 2019 itibari ile 172´ye ulaşmıştır. Tüm üniversitelerin birinci sınıflarında 1 saatlik zorunlu ders olarak ´Kariyer Dersi´ müfredatı hazırlanmış ve üniversite yönetimlerine sunulmuştur. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Bölgesel Kariyer Fuarları düzenlenmiştir. ´Yetenek Her Yerde´ sloganı ile bölgesel düzeyde 8 ilimizde 87 üniversitemizin katılımıyla düzenlenen bu fuarlarda 70 binin üzerinde öğrenci ve mezunumuz, 351´i kamu olmak üzere toplam bin 315 firma ile buluşturulmuştur." diye konuştu.

Oktay, YÖK ve SGK´den temin edilen çalışan bilgilerinin 3,5 milyonu aşkın mezunun verileriyle eşleştirilerek, "Üni-Veri Projesi"nin tamamlandığını bildirdi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi´nin çalışmalarına değinen Fuat Oktay, "2018 yılında dünya genelinde doğrudan yatırımlar yüzde 13 azalmasına rağmen Türkiye´ye gelen yatırımlar yüzde 12,6 artmıştır. 2002 yılına kadar Türkiye´ye gelen doğrudan yatırım tutarı 15 milyar dolar olarak gerçekleşmişken, 2002-2018 arası dönemde bu rakam toplam 209,9 milyar dolara ulaşmıştır." bilgisini paylaştı.

Sergilenen bu güçlü performansın uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güveninin güçlü bir işareti olduğunu vurgulayan Oktay, "Yatırım Ofisi, ülkemize 2018 yılında 518 milyon 750 bin dolar yatırım yapılmasını sağlamıştır. Bu kapsamda 1.106 kişiye istihdam imkânı oluşturulmuştur." dedi.

Yatırım Ofisinin 2006-2018 yılları arasında yaklaşık 24,5 milyar dolar yatırım ve 45 bin 425 kişilik istihdama imza attığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, bu yatırımların 14 ülkeden 28 farklı sektöre yönelik olarak gerçekleştiğini aktardı.

Yatırım Ofisi tarafından 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin yatırım projeleri kapsamında ABD, Almanya, Hindistan, Çin, Kanada, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler başta olmak üzere toplam 32 ülkede, 27 sektörde toplam 186 yatırım projesinin ülkeye kazandırılması için de takibin yapıldığının altını çizen Oktay, "Ofisin 2018 yılı Sayıştay Denetiminde, ´Bütçe Yapılmaması´ bulgu olarak yer almıştır. Ofis Bütçesi, Cumhurbaşkanlığı Bütçesi içerisinde ´Yardım Kalemi´ adı altında tahsis edilen bütçeden oluştuğundan Yatırım Ofisi bütçesini de içerecek şekilde bir bütün olarak Cumhurbaşkanlığı tarafından Sayıştay´a sunulmaktadır. Konuya ilişkin ayrıca bir mevzuat çalışması devam etmektedir." diye konuştu.

"CİMER´E BAŞVURU SAYISI YÜZDE 34 ARTTI"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İletişim Başkanlığı bünyesinde çalışmalarına devam eden CİMER´e yapılan başvuru sayısı bir önceki yıla göre yüzde 34 oranında artış göstermiş, başvuruların ortalama cevaplanma süresi ise 19 günden 15 güne düşmüştür. 2020 yılında ortalama cevap verme süresinin 10 güne kadar düşürülmesi hedeflenmektedir. 2019 yılı itibarıyla bugüne kadar CİMER´e yapılan toplam başvuru sayısı 2 milyon 814 bindir. Başvuruların cevaplanma oranı yüzde 91´dir."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Basın, Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü dahil olmak üzere 2018 yıl sonu harcaması 362 milyon 524 bin lira olan İletişim Başkanlığına, 2019 yılında yapılan bütçe aktarma işlemleri ile toplam 395 milyon 531 bin lira ödenek tahsis edildiğini ve söz konusu ödeneğin yüzde 81´inin kullanıldığını belirtti. Oktay, Başkanlığa 2020´de ise 368 milyon 136 bin lira ödenek tahsisinin öngörüldüğünü vurguladı.

Bütçe sunumunda, Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumların bütçelerine ilişkin bilgi veren Oktay, Diyanet İşleri Başkanlığının yurt içinde il, ilçe, köy ve mezralarda, yurt dışında ise 100´ü aşkın ülkede hizmetlerini ciddiyet ve samimiyetle yürüttüğünü anlattı.

Başkanlıkça din istismarıyla bilinç düzeyinde mücadele konusunda ülke sathında çok ciddi çalışmalar başlatıldığını belirten Oktay, şöyle devam etti:

"Öğrenci evleri ve yurtlarının zamanında FETÖ gibi dini istismar eden örgütlere adam yetiştirme işlevi gördüğü tecrübesinden hareketle, çocuklarımızın bu tür muhtemel yapıların eline düşmemesi için Diyanet Vakfı aracılığıyla son 2 yılda 51 öğrenci yurdu daha açılarak yurt sayısı 70´e çıkarılmıştır. Birçok alanda toplumu bilinçlendirme faaliyetleri yapılmış, özellikle aileyi ve bireyi tehdit eden sorunlara dikkat çekmek ve çözümüne katkı sağlamak amacıyla 500 bine yakın vatandaşımıza eğitim verilmiştir."

Diyanet İşleri Başkanlığının 2018 yılı kesin hesap toplam giderinin 8 milyar 356 milyon 36 bin lira olarak gerçekleştiğini bildiren Fuat Oktay, "Başkanlığın 2019 Yılı başlangıç ödeneği 10 milyar 445 milyon 979 bin lira olup, 2020 Yılı Bütçesi için teklif edilen toplam ödenek tutarı 11 milyar 519 milyon 609 bin liradır. Kurum bütçesinin yaklaşık yüzde 97´si personel maaş ve SGK prim giderlerine ayrılmıştır." dedi.

Personel giderlerinde yüzde 10,42, diğer giderlerde yüzde 8,37, toplamda ise yüzde 10,28 artış olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Yatırım ödeneklerinde ise herhangi bir artış yoktur. Başkanlığın 2018 yılı Sayıştay Raporunda muhasebe konularında denetim görüşünü etkilemeyen 2 adet tespit ve değerlendirme bulunmakta olup, bu hususların giderilmesine yönelik çalışmalar yapılmaktadır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, savunma sanayisinde 2002 yılında 66 proje sayısının, bugün 700´e yaklaştığını bildirdi.

Fuat Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın vizyonu ve aldığı kararlar çerçevesinde Savunma Sanayii Başkanlığının faaliyetlerini yürüttüğünü söyledi.

Savunma sanayisi sektörünün büyük gelişim gösterdiğini belirten Oktay, kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçerek önemli ihracat başarılarına imza atmaya başladığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2002´de 1 milyar dolar olan savunma ve havacılık cirosunun, 2018´de 8 katın üzerinde artarak 8 milyar 760 milyon dolar olduğunu aktararak, "2002´de yalnızca 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2018 itibarıyla 2 milyar 188 milyon dolara ulaşmıştır. 2019´un üçüncü çeyreğinde ise ihracat geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 37,7 artarak 1 milyar 855 milyon dolara ulaşmıştır. Yine 2002 yılında 66 olan savunma sanayi projesi sayısı, bugün 700´e yaklaşmıştır." dedi.

"AKSUNGUR´UN KALİFİKASYON TESTLERİ TAMAMLANDI"

Teslimatı yapılan ATAK helikopteri sayısının 50´nin üzerine çıktığını, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edileceği sözü verilen TCG Kınalı ada korvetinin envanterdeki yerini aldığını ve çıkarma gemisi TCG Anadolu´nun da denize indirildiğini anımsatan Fuat Oktay, şöyle devam etti:

"Özgün genel maksat helikopterimiz GÖKBEY ilk uçuşunu gerçekleştirmiştir. Uydu yardımı ile uzun mesafelerden kontrol edilebilme imkanına sahip SİHA´mız ANKA-S yerli motoru ile göklerdeki yerini sağlamlaştırmıştır. BAYRAKTAR SİHA´mız yeni, özgün ürünlerle birlikte ihracatını geliştirmeye devam etmektedir. AKINCI, uçuş testleri için piste çıkmış ve bir diğer SİHA olan AKSUNGUR´un kalifikasyon testleri tamamlanmış olup yıl sonu kullanıma hazır hale gelecektir.

Yabancı muadillerinden daha üstün kabiliyetlere sahip milli gemi savar füzemiz ATMACA, TCG Kınalı ada korvetimize konuşlandırılmıştır. 2019 içerisinde milli hava savunma sistemimizin bileşenleri arasında yer alan KORKUT hava savunma sistemimizin teslimatlarına başlanmış, deniz platformlarında kullanımı için de Gökdeniz hazır hale getirilmiş, HİSAR-A hava savunma sistemimizin ise nihai atış testleri tamamlanarak seri üretim aşamasına gelinmiştir."

"GÖKBEY´İN SERTİFİKASYON SÜREÇİ DEVAM EDİYOR"

TCG Anadolu gemisinin 2020 yılı sonunda Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edileceğini bildiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "AKINCI´nın 2020 yılında envantere alınması, GÖKBEY helikopterimizin sertifikasyon süreçlerine devam edilerek kullanıma hazır hale gelmesi gibi hedefler yer almaktadır." dedi.

Savunma Sanayii Başkanlığı´nın 2018 kesin hesabına göre yıl sonu giderinin 83 milyon 244 bin lira olduğunu hatırlatan Oktay, "2019´da toplam 87 milyon 822 bin lira ödenek tahsis edilmiş, gelir fazlası ve likit karşılığı 11 milyon 54 bin lira ödenek eklenmiştir. 2020 yılı için ise toplam 100 milyon 839 bin lira ödenek tahsisi öngörülmüştür." ifadelerini kullandı.

"MİT, ÜLKEMİZİN MASADAKİ KONUMUNU GÜÇLENDİRMİŞTİR"

Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanlığının görev ve faaliyetleri hakkında bilgilendirme yapan Fuat Oktay, "MİT, Barış Pınarı Harekatı´nda Türk Silahlı Kuvvetlerine askeri ve istihbarı açıdan destek verdi, operasyonda doğrudan rol oynadı ve sahadaki aktörlerle yapılan görüşmelerde diplomasi ayağına büyük katkı sağlayarak Türkiye´nin masadaki konumunu güçlendirdi." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2018 yıl sonu kesin hesabına göre yıl sonu gideri 2 milyar 884 milyon 707 bin lira, 2019 yılı başlangıç ödeneği ise 2 milyar 157 milyon 761 bin lira olan MİT´e, 2020 yılında toplam 2 milyar 182 milyon 381 bin lira ödenek tahsisi öngörüldüğünü bildirdi.

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin çalışmalarına da değinen Oktay, "Milli güvenliğin sağlanması amacı ile iç ve dış savunma hareket tarzlarına ait esasları kapsayan Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi´nin hazırlanmasına ilişkin çalışmaları yürütmektedir. 2018 yıl sonu kesin hesap gideri 29 milyon 43 bin lira, 2019 yılı başlangıç ödeneği ise 32 milyon 341 bin lira olan Genel Sekreterliğin 2020 yılı için teklif edilen toplam ödenek tutarı 34 milyon 787 bin liradır." bilgisini paylaştı.

"2020 YILI İÇİN 99 YENİ PROJE TEKLİFİ ALINDI"

Fuat Oktay, Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen 11. Kalkınma Planı´nda, bir yandan farklı kurum, kuruluş, özel sektör, akademi ve STK´lerle istişarelerin yapıldığın, diğer yandan analitik bir çalışmayla sektörel önceliklendirme yaklaşımının hayata geçirildiğini söyledi.

Türkiye´nin teknolojik dışa bağımlılığının azaltılması ve sanayide yapısal dönüşümün sağlanmasına yönelik 11. Kalkınma Planı ile kamu maliyesinde yapılabilecek tasarruflarla reform ve tedbir önerileri üzerinde Hazine ve Maliye Bakanlığı ile müştereken 2020-2022 yıllarına ait Yeni Ekonomi Programı yayımlandığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, şunları kaydetti:

"Son bir yılda Strateji ve Bütçe Başkanlığınca merkezi kamu idareleri, üniversite, KİT ve üst kurullara ait olmak üzere toplam 120 stratejik plan değerlendirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanı oldukları İslam İş birliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İş birliği Daimî Komitesi, Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen, ülkemizin İslam dünyasına dönük en önemli iktisadi ve ticari projesidir. Bu kapsamda, 2019 yılında toplam 22 proje başarıyla uygulanmakta olup 2020 yılı için değerlendirilmek üzere 99 yeni proje teklifi alınmıştır."

"TMSF´NİN MEVDUAT SİGORTASI REZERVİ"

Strateji ve Bütçe Başkanlığının 2018 yılı kesin hesap giderinin 45 milyon 514 bin lira olduğunu anımsatan Oktay, Başkanlığın 2019 yılı başlangıç ödeneğinin 260 milyon 584 bin lira olduğunu, 2020 yılı bütçesi için 9 milyar 73 milyon 161 bin lira ödenek tahsis edildiğini ve bu tutarın yüzde 96,58´inin yedek ödenek tertibi için kullanılacağını söyledi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu´nun (TMSF) görevlerini anımsatan Fuat Oktay, "Mevduat sigorta limiti eylül sonu itibarıyla 100 bin liradan 150 bin liraya çıkarılmış ve böylelikle toplam sigortalı mevduat tutarı ağustos ayı sonunda 570 milyar lira iken Ekim itibarıyla 677 milyar liraya yükselmiştir. TMSF´nin hâlihazırda yaklaşık 46 milyar lira mevduat sigortası rezervi bulunmaktadır. Bu rezervin toplam sigortalı mevduatı karşılama oranı yüzde 6,8 olup gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça yüksek bir seviyededir." ifadelerini kullandı.

TMSF´ye devredilen 26 bankadan eylül sonu itibarıyla 23,1 milyar dolar tahsilat sağlandığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, bu tutarın 12,4 milyar dolarının Hazine´ye, 1,4 milyar dolarının da Merkez Bankası´na borç geri ödemesi olarak aktarıldığını ifade etti.

TMSF´den Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere 5,6 milyar dolar kamu kurumlarına kaynak aktarıldığını bildiren Oktay, bundan sonraki süreçte 300 milyon dolar daha tahsilat beklendiğini ve Hazine´ye 150 milyon dolar ödeme yapılmasının öngörüldüğünü kaydetti.

Sayıştay Raporunda yer alan TMSF ile ilgili bulgulara da değinen Fuat Oktay, "TMSF ile ilgili Sayıştay´ın 2017 Denetim Raporundaki bulgularının büyük çoğunluğu TMSF ile Sayıştay´ın teknik görüş ayrılıklarından ve mevzuatın farklı yorumlanmasından kaynaklanıyordu. 2017 Denetim Raporunda yer alan 18 bulgudan 11´inin yeni raporda bulunmaması, bu iki kurum arasındaki görüş ayrılığının büyük ölçüde giderildiğini ve Kurumun işlem ve faaliyetlerinin şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerine aykırı bir durumun olmadığını da göstermektedir." diye konuştu.

"DEVLET ARŞİV VERİ MERKEZİ PROJESİ"

Devlet Arşivleri Başkanlığının, Türk ve dünya tarihi açısından büyük önemi olan arşivlere verilen değer doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Fuat Oktay, "Devlet Arşiv Ağı Projesi ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından üretilmiş belgelerin bir sistem içerisinde saklanacağı ve kontrollü bir şekilde erişilebileceği Devlet Arşiv Veri Merkezi proje çalışmaları 2020´den itibaren yürütülecektir. 2018´de kesin hesabı bulunmayan Başkanlığın 2019 başlangıç ödeneği 91 milyon 211 bin liradır. 2020´de ise Başkanlığa 101 milyon 632 bin lira ödenek tahsis edilmesi öngörülmüştür." dedi.

Oktay, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığınca, 2019´da Yıldız Şale Köşkü, Kemaleddin Efendi Köşkü, Beykoz Cam Billur Müzesi, Maslak Kasrı Mabeyn Limonluk Köşkü, Kasr-ı Hümayun, Çadır Köşkü rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine devam edildiğini kaydetti.

2020 yılı ve sonrası için de Topkapı Sarayı Seferli Koğuşu ve Hazine Koğuşu, Beykoz Billur ve Cam Müzesi Açılışı, Yıldız Sarayı Hamidiye Silahhanesi, Yıldız Sarayı Çukursaray, Yıldız Çini ve Porselen Fabrikası, Ankara Palas ile Maslak Kasrı restorasyonları planlandığını aktaran Oktay, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı´nın 2018 yıl sonu kesin hesap giderinin 22 milyon 600 bin lira olduğunu söyledi. Oktay 2019 yılı başlangıç ödeneği 120 milyon 527 bin lira olan söz konusu kuruma 2020 yılında 157 milyon 398 bin lira ödenek tahsisinin öngörüldüğünü bildirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2020 yılı bütçesinin hayırlı olması dileğinde de bulundu.

 

Bütçeler üzerinde söz alan CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi´ne ilişkin eleştirilerde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi´nin topyekûn yetkiyi bir kişiye bağladığını öne süren Şener, bunun "sağlıklı bir yapı olmadığını" söyledi.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Türkiye´nin 17 aydır Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetildiğini anımsatarak, yeni yönetimin ülkeye sağladığı faydaların her geçen gün anlaşıldığını dile getirdi.

Sisteme yönelik eleştirilerin parlamenter sistem bakış açısından yapıldığını belirten Kalaycı, Cumhurbaşkanının partili olmasının, icraatlarında ve hizmetlerinde toplumun tüm kesimlerine eşit davranmasına engel olmadığına işaret etti.

Eski sistemde Cumhurbaşkanın da parti üyeliğinin kâğıt üzerinde sona erdiğini anımsatan Kalaycı, Meclisin etkisizleştirildiği iddialarının doğru olmadığını, TBMM´nin daha da güçlendirildiğini söyledi.

Kamuda kaynak israfının önlenerek, tasarruf bilinci oluşması yönünde çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden MHP´li Kalaycı, liyakat öne alacak bir personel rejiminin uygulanması gerektiğini dile getirdi.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi´nin üzerinden geçen sürede Cumhurbaşkanı kararnamelerindeki sınırın açık ve net olmadığının görüldüğünü savundu.

Yılmaz, "Biz herhangi bir değişiklik yapmasak da bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kendi kendini sonlandıracak. Ancak bu sonlanmanın maliyeti erken olmazsa çok yüksek olacak." dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, günlerdir komisyonda çalıştıklarını ancak hiçbir taleplerinin bütçeye yansımadığını söyledi.

Paylan, bu bütçede emeklilikte yaşa takılanların, kredi borcu olan öğrencilerin, atama bekleyen öğretmenlerin taleplerinin olmadığını belirtti.

Paylan´ın konuşması sırasında, görevden alınan belediye başkanları ile ilgili HDP ile AK Parti ve MHP´li milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, belediye başkanlarıyla ilgili yargı kararının bulunmadığını söyledi ve tartışma HDP ile AK Parti arasında "FETÖ ile iltisak" üzerinden devam etti.

AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, "15 Temmuz´dan sonra bir arkadaşımız ´FETÖ terör örgütü değil´ derse, atsınlar içeri? Siz de PKK´ya ´terör örgütü´ deyin." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da tartışma sırasında Katırcıoğlu´na "PKK´nın terör örgütü olduğunu söyle, ondan sonra devam edelim." dedi.

Milletvekilleri arasında tartışmanın büyümesi üzerine Komisyon Başkanı Elvan, birleşime ara verdi.

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir´in konuşması sırasında da tartışma çıktı.

Aydemir, Paylan´a yönelik "Sen terörü teşvik eden, yücelten bir adamsın. İşin gücün bölücülük yapmak." dedi. Paylan, Aydemir´in sözlerine tepki gösterdi ve "Baş bölücü sensin." karşılığını verdi.

Bu sırada da HDP ve AK Partili milletvekilleri arasında yeniden tartışma çıktı, Komisyon Başkanı Elvan, birleşime yeniden ara verdi.

Aranın ardından söz alan Aydemir, Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemiyle birlikte yönetme erkinin hadiselere müdahale hızının, vaziyet etme halinin, geçmişte kıyaslanamayacak kadar sağlam olduğunun altını çizerek "Kürtleri bu devletten dışlayan haindir. Kürtler bizzat bu devletin sahibidir." dedi.

Bütçeler üzerinde söz alan CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Türk devlet geleneğinin daima ikili sisteme sahip olduğunu belirterek, "Şimdi iki bin yıllık bu devlet geleneğini değiştirip Başbakanlığı kaldırdık. Niye kaldırdık? Bunun cevabını kimse şimdiye kadar veremedi." dedi.

Bakanlıkların yeniden yapılandırması kapsamında bazı bakanlıkların hantal hale geldiğini öne süren Kuşoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığının, bazı imamlara, İslam konusunda daha iyi bilgi sahibi olmaları amacıyla eğitim vermesi gerektiğini söyledi.

AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, bir dönem bırakın Kürtçe konuşmayı, Kürtçe kaset bile dinlediği zaman sonunun nereye gidebileceğinin hesaplanamadığını belirterek, "Şimdi istediğiniz gibi konuşuyorsunuz." dedi.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, "Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi olarak kurduğunuz sistem yanlış bir sistemdir. Topluma ait olması gereken, bağımsız olması gereken, her kesime karşı aynı mesafede durması gereken kurumları, hükümet kurumları haline çevirdiniz." iddiasında bulundu.

İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, yapay gündemden çıkarak halkın gerçek gündemine geçilmesi gerektiğini söyledi.

Türk idari yapısıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi arasında "kan uyuşmazlığı" olduğunu öne süren Çelik, "Bu sistem yeniden sizin elinizle değiştirilecek. Ben bunu görüyorum. Tek parti sistemine gitmek istiyorsanız buna Türkiye´nin müktesebatı izin vermeyecektir." dedi.

MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi´nin, milli bekaya yönelik saldırıların engellenebilmesi, ülkenin içine girdiği türbülanstan çıkabilmesi için önemli avantajlar sağladığını belirterek, "Türkiye ruh köküyle buluşmuş, Türk milleti bölgesel ve küresel tehditlere karşı ortak aklı ve ortak iradeyi devreye almıştır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi´nin kamuoyu vicdanında da karşılık bulduğunu anlatan Aksu, "Demokratik sistem tüm unsurlarıyla devreye girmiş, Türkiye´nin aydınlık geleceği için 2023 lider ülke Türkiye hedefi doğrultusunda etkin ve verimli bir çalışma imkânı doğmuştur. Karar süreçlerindeki tıkanıklıklar açılmış, hükümet etme sistemindeki engeller aşılmıştır. PKK/PYD-YPG, FETÖ, DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin kökü kazınacaksa, Türkiye, ayağındaki küflü prangalardan kurtulacaksa bu sistemin sunduğu imkanlarla olacaktır." ifadesini kullandı.

Öte yandan, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfü Elvan, kendisi divanda olmadığı zaman, AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi´nin ´"Garo Paylan, kendi propagandasını kendi ülkesinde yapsın" şeklinde bir ifade kullandığını belirterek, "Sayın Paylan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Bu ifade son derece yakışıksız, yanlış bir ifade." dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşmelerinde, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı. 

Fuat Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın, sadece Türkiye ve İslam dünyası değil, tüm dünyaya, planların değil insanlığın ortak sesinin yön vermesi gerektiğini her fırsatta vurguladığını ifade etti. Oktay, böyle bir liderin, kendi ülkesinde herhangi bir şekilde vatandaşlarına farklı muamele yapılmasına razı gelmesinin mümkün olmadığını, bu yöndeki eleştirileri reddettiklerini söyledi.

Hükümetin iktidara geldiğinden beri bu perspektifle herhangi bir etnik, mezhepsel ve din konusunda ayrım yapmadığının altını çizen Oktay, şunları söyledi: 

"Tüm vatandaşlarımızın eşit anayasal haklara sahip olduğunu kabul ederek, politika geliştirmekte ve uygulamalarını bu doğrultuda yürütmekteyiz. Bu anlayışla etnik köken, cinsiyet, inanç, gelir grubu ayrımı yapılmadan tüm vatandaşlarımız eşit muamele görmektedir, başta yaşam hakkı olmak üzere, tüm temel haklar ve özgürlükler anayasamızın garantisi altındadır. Eşit muamele göremeyecek olanlar, temel hak ve özgürlüklerden şikâyeti olanlar, olacaklar teröristlerdir; onlara da böyle bir garantimiz söz konusu olamaz. Ama onlar da gerekli muameleyi yine yasalarımız ve anayasal çerçevede, bir hukuk devletinin vermesi gereken, bir hukuk devletinden alması gereken muameleyi alacaklardır, göreceklerdir."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, diğer taraftan, Türkiye´ye diz çöktürmek isteyen ve istediği gibi yönlendiremediği için antidemokratik tüm güçleri harekete geçirmeye çalışan ve bunu yaparken de terörü kullanmaktan çekinmeyen terör örgütlerinin varlığının da çok açık bir gerçek olduğuna işaret etti. 

FETÖ ve PKK ile mücadeleye değinen Oktay, "Herkes çok iyi bilmelidir ki Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, bu ve benzeri ayrılıkçı, bölücü, yıkıcı hiçbir terör örgütüne fırsat vermemeye var gücümüzle devam edeceğiz. İnsanımızın onurunu ve yaşam hakkını korumayı sürdüreceğiz." dedi.

Fuat Oktay ayrıca, "Bizim mücadelemiz PKK/PYD/YPG terör örgütüyledir. Kürtler bizim asli unsurumuzdur. Terör örgütleri Kürtleri asla ve asla temsil etmemişlerdir, bundan sonra da temsil edemezler." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2020 yılı bütçesini ülkenin her kesimini düşünerek hazırladıklarına dikkati çekerek, "Bütçeden 3,4 milyon kamu çalışanı için yaklaşık 334 milyar maaş, ücret ve sosyal güvenlik prim ödemesi yapılacaktır. Aileleri ile birlikte 16 milyon vatandaşımız bütçe imkanlarından doğrudan yararlanmaktadır. 290 bin işçimizin ücretleri ve sosyal güvenlik prim ödemeleri bütçeden karşılanmaktadır. Bütçeden işçilerimiz için yaklaşık 24 milyar lira ödeme yapılması öngörülmektedir." ifadelerini kullandı. 

 "2020 BÜTÇESİ, HALKA HİZMET BÜTÇESİ"

Oktay, 31 bin KOBİ ve girişimciye 1,4 milyar lira KOSGEB destek ödemesi yapılmasının da planlandığını belirterek, şunları kaydetti: 

"2,7 milyon çiftçimize 22 milyar lira ödeme yapılması öngörülmektedir. 24,3 milyon ilk, orta ve yükseköğretim öğrencisinin faydalandığı eğitim hizmetleri için 176 milyar lira kaynak aktarılması planlanmaktadır. Sağlık hizmetleri için yaklaşık 189 milyar lira kaynak ayrılmış olup, bu hizmetlerden 82 milyon vatandaşımız yararlanmaktadır. Engelli, evde bakım ödemeleri, 65 yaş üstü muhtaç vatandaşların maaşı, ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık primleri gibi sosyal harcamalar için ise yaklaşık 70 milyar lira kaynak ayrılmıştır. Tüm bu veriler, 2020 bütçesinin halka hizmet bütçesi olduğunu açıkça göstermektedir."

2002 yılında bütçenin yüzde 43,2´si faize giderken, 2020´de bütçenin yüzde 12,7´sinin faiz giderlerine ayrılmasının öngörüldüğünü de dile getiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "2020 bütçesi 2002 yılından bu yana aralıksız olarak, milletimizin bize güvenini temsilen verdiği yetkiyle hazırlanmıştır." dedi. 

Oktay, başka bir soruyu yanıtlarken, program bütçenin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürdüklerini belirterek, "Bu bütçeleme sistemiyle kamu kaynaklarını dağıtırken topluma sunulan hizmetlerden hangilerine öncelik verildiği programlar aracılığıyla burada gösterilecektir. Bu kapsamda 2020 idari performans programları, program bütçeye uygun şekilde Meclisimize sunulmuştur. 2021 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi´ni ise tüm unsurlarıyla program bütçeye uygun bir şekilde hazırlamayı öngörüyoruz." ifadelerini kullandı. 

Fuat Oktay, Bütçe Kanunu´nun, Hazine ve Maliye Bakanlığı dışında başka bir kurum tarafından parlamentoya sunulduğu başka bir ülke olup olmadığına ilişkin soruya ise, bu konuda OECD Uluslararası Bütçe Uygulamaları ve Prosedürleri Veri Tabanına göre örnek olarak ABD, Arjantin ve Brezilya ve Belçika´yı gösterdi.

Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi´nde Meclis´in hükümeti denetleme yetkisi ve bu bağlamda erkler birliği iddiasına ilişkin olarak da yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrılığı bulunmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

"HEDEFİMİZ 2020 NİSAN" 

Savunma Sanayii Başkanlığıyla ilgili soru ve eleştirilere ilişkin de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, şunları söyledi:

"Öncelikle S-400 projesi kapsamında hazır alım olarak, tedarik edilen ilk unsurlar teslim alınmış olup, kurulum, yurt içi ve yurt dışındaki eğitimlerin tamamlanması süreçleri devam etmektedir. Hedefimiz 2020 Nisan ayında sistemin kullanıma hazır hale getirilmesidir. İkinci sistemin ise ortak üretim ve teknoloji transferini içeren bir modelle tedarik edilmesi hedeflenmekte ve çalışmalar bu doğrultuda sürdürülmektedir. Türkiye´nin hava savunma sistemi ihtiyacına yönelik yine diğer teklifler de buna Patriot teklifi de dahil değerlendirilmektedir. Bununla birlikte hava savunma sistemi alanındaki ihtiyaçlarımız kapsamında kendi milli sistemlerimizi de geliştirmeye devam ediyoruz."

Savunma sanayi ihracatı ve ithalatı arasındaki farka ilişkin bir soruya da Oktay, ithalat rakamlarının yıllar önce envantere girmiş bakım ve idame işlemlerine yönelik tedarik alımlarından kaynaklandığını belirterek, ayrıca yurt dışından hazır olarak alınan büyük tedariklerin de ithalat rakamlarını etkilediğini söyledi.

Savunma sanayi ile ilgili Türk makina ve imalat sanayinde hammadde bulmada sıkıntı çekilebilecek alanlara dair tedbirlerin olup olmadığına ilişkin olarak da Oktay, yerli ve millileştirmeyle savunma sanayini olabildiğince bağımsız hale getirmek istediklerini ifade etti.

Fuat Oktay, bu konuda sıkıntı çekilmediğini belirterek, ileriye dönük olası sıkıntılarla ilişkin de Savunma Sanayii Başkanlığının birçok proje ve yatırımı bulunduğuna işaret etti. Bu konuda zırh çeliği, yüksek kalite alaşımlı çelik, nikel alaşımlı çelik, alüminyum alaşımları ve diğer metal alaşımları konularının da Ar-Ge ve üretim boyutunda sürdürüldüğünü, yüksek mukavemetli cam elyafı, karbon elyafı, bor kalbür üretim ve yatırımlarının da başlatıldığını vurguladı. 

948 ŞİRKETTE TMSF TARAFINDAN KAYYUM GÖNDERİLDİ

TMSF tarafından atanan kayyumlara ilişkin bilgi veren Oktay, ekim ayı itibariyle Türkiye´nin 37 farklı ilindeki mahkeme kararlarıyla toplam 948 şirkette TMSF tarafından kayyum görevlendirildiğini ve bu şirketlerin listesinin TMSF´nin internet sitesinde güncel olarak yayımlandığını söyledi.

Söz konusu şirketlerin yönetimine 136´sı TMSF personeli olmak üzere 262 kişinin atandığını anımsatan Fuat Oktay, TMSF´ye devredilen şirketlerin toplam aktif büyüklüklerinin, TMSF bünyesinde oldukları dönemde arttığını belirtti.

Hutbelerde siyasetin politikalarını destekleme iddiasına ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Anayasa´nın 136´ncı maddesinin Başkanlığın stratejik amaçları arasında birinci sırada yer alan toplumun birlik ve beraberliğine, barış ve huzuruna katkıda bulunmak amacının gereği olarak hutbelerinde zaman zaman milli konulara değinilmektedir. Sınır ötesindeki askere, güvenlik birimlerine motive edici içerikler olabilir ama siyasete mesaj vermek şeklindeki şeyleri biz de kabul etmeyiz. Böyle bir şey olamaz, böyle bir uygulamayı biz de kabul etmeyiz." ifadelerini kullandı.

Kıyılara ilişkin tüm yetkilerin Cumhurbaşkanlığına verildiğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Oktay, "Bu iddialar doğru değildir, tüm yetkiler Sayın Cumhurbaşkanımızda değildir. 3621 Sayılı Kıyı Kanunu ile 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre kıyılara ilişkin Cumhurbaşkanlığı makamınca yapılması öngörülen bir husus bulunmamaktadır. Kanunun 7´nci maddesine göre kıyı alanlarındaki imar planları, koruma alanları da dahil olmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu kapsamında kalan alanlardaki planlar ise Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanmaktadır." dedi.

Son 3,5 yılda bazı vatandaşların kaçırıldığına ilişkin bir iddia üzerine Fuat Oktay, şunları kaydetti:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir hukuk devletidir. Kurum ve kuruluşların görev ve yetkileri de kendi kuruluş kanunlarında açıkça belirtilmiştir. İddia edildiği gibi böyle bir durum, hiçbir kurumumuz nezdinde asla ve asla söz konusu değildir ve olamaz. Suç ve suçluya yönelik tüm işlemler gözaltı, tutuklama, soruşturma ve yargılamaların tamamı hukuk devleti kuralları çerçevesinde yürütülür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatandaşını kaçıracak kadar düşmez, düşmemiştir. 2 bin yıllık bir geleneği olan bir millete, devlete böyle bir iddianın atfedilmesi bile utanç kaynağıdır."

Oktay, geçtiğimiz 5 yılda önceki yıllara oranla Sivil Toplum Kuruluşu sayılarında neden azalma olduğuna dair bir soruya, "29 Kasım 2014´te 102 bin 529 faal dernek bulunmaktayken bugün itibar 118 bin 384 faal dernek bulunmaktadır. İddia edildiğinin aksine 2014´ten bu yana dernek sayısında yaklaşık yüzde 15 artış gözlenmiştir. Ayrıca insanların kendilerini farklı ifade edebileceği sosyal medya, internet kanallar da artmıştır." yanıtını verdi.

Ankara Garı terör saldırısı başta olmak üzere, birçok saldırının faili olan DEAŞ´lı İlhami Balı ve Gar davası sanıklarından Yakup Şahin´in MİT ile ilişkisi olup olmadığına dair soru üzerine Fuat Oktay, söz konusu şahısların MİT ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını söyledi.

Toplantıda, Cumhurbaşkanlığının yanı sıra Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Savunma Sanayii Başkanlığı bütçeleri de kabul edildi.

Başbakanlık, Kalkınma Bakanlığı ve Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün kesin hesapları da kabul edildi.

2020 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUN TEKLİFİ, KOMİSYONDA KABUL EDİLDİ

Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların bütçelerinin görüşülüp kabul edilmesinin ardından bütçe kanun teklifinin maddelerine geçildi. 16 maddeden oluşan 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 6 maddeden oluşan 2018 Yılı Kesinhesap Kanun Teklifi de komisyonda kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfü Elvan ve siyasi partilerin temsilcileri, bütçenin kabul edilmesinin ardından kısa birer teşekkür konuşması yaptı.

Yaklaşık bir ay süren uzun soluklu bir çalışma yaptıklarını belirten Elvan, görüşmeler boyunca 199 milletvekilinin söz aldığını, yemek ve diğer aralar hariç 200 saat çalışıldığını bildirdi.

Elvan, "Zaman zaman gergin anlarımız oldu. İstem dışı bazı ifadeler belki oldu ama gerçekten Plan ve Bütçe Komisyonu, güçlü kurumsal altyapısıyla, çok güzel, samimi, milletvekillerimizin katılımıyla tartışmalar gerçekleştirdi. Herkese teşekkür ederim." dedi.

"BÜTÜN SAMİMİYETİMİZLE GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTIK"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay da, her şeyin tartışılıp konuşulabileceğini bazen ses tonlarında da yükselmelerin olabileceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bu aslında Türkiye´nin iyiliği için, çocuklarımızın geleceği için. Asla ve asla şahsi bir konu için değil. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm bakanlıklarımızla birlikte Türkiye´yi daha iyi bir geleceğe taşıyabilme ümit ve arzusuyla, bütün samimiyetimizle gece gündüz çalıştık. Çalışırken de gerek 2020 yılı Bütçe Kanun Teklifi gerekse Kesinhesap Kanun Teklifiyle ilgili olabildiğince şeffaf olmaya gayret ettik. Yaptığımız tüm faaliyetlerde de buna gayret ediyoruz."

199 milletvekilinin söz alması ve komisyonun da 200 saat çalışmasıyla ciddi bir geri bildirimin ortaya çıktığını belirten Oktay, bunu dikkate alacaklarını söyledi.

Fuat Oktay, "Ses tonumuz yükseldi dediğimiz anlara baktığımızda, aslında birlik, beraberlik ve dayanışmamızla ilgili konular. Ses yükselmelerini de belki ´niye daha fazla bir ve beraber olmuyoruza´ bağlamak lazım." diye konuştu.

Komisyonda dile getirilen bütün görüşlerin, tekliflerin mutlaka uygulamada değerlendirmeye alınacağını dile getiren Oktay, Komisyon Başkanı Elvan´ın, Sayıştay´ın kurum ve kuruluşlara eğitim verilmesi önerisinin de takibini yapacağını söyledi.

2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Kesinhesap Kanun Teklifinin görüşmeleri, 9 Aralık Pazartesi günü TBMM Genel Kurulunda başlayacak.