Anahtar Kelimeler: İMAMOĞLU VİRÜS HASTANELERİ KURUYOR
1

İMAMOĞLU’NA BEYLİKDÜZÜ BAŞKANLIĞI DÖNEMİ İÇİN 27 SORUŞTURMA

2

AYVALIK’TA KAPIDA ÖDEME DÖNEMİ BAŞLADI

3

Kartal’ın Parkları Çocuklar İçin Hazır

4

DOĞA TAHRİBATI SÜRÜYOR, BİR HANÇER DE NARMAN PERİ BACALARINA

5

Kartal Belediyesi Hemşireleri Unutmadı

6

İSTANBUL BBSK: “İNSAN SAĞLIĞINI ŞAMPİYONLUKLARDAN ÖNDE TUTUYORUZ”

7

İBB MECLİSİ OLAĞANÜSTÜ GÜNDEMLE TOPLANDI

İlginizi Çekebilir


İMAMOĞLU VİRÜS HASTANELERİ KURUYOR

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Cüneyt Özdemir’in Youtube üzerinden canlı yayınlanan programında, yaşanan koronavirüs salgını nedeniyle, İstanbul için acil tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Cüneyt Özdemir’in Youtube üzerinden canlı yayınlanan programında, yaşanan koronavirüs salgını nedeniyle, İstanbul için acil tedbirler alınması gerektiğini vurguladı. İmamoğlu, “Yasağı koyma yetkisi merkezi hükümette. Biz, bu yapılan açıklamayı ve tebliği 10 gün önce de yaptık vatandaşlarımıza. Fakat bunlar çare değil. Çok net söylüyorum. Bu akşam çıkıp, yetkililer -en azından İstanbul’da- ‘Sokağa çıkılmaması gerektiği konusunda kararı aldık’ demeliler. Bunun adı, bildiğimiz anlamıyla sokağa çıkma yasağı değildir. Çünkü bazı gıda zincirleri açık olabilir. Farklı belediye veya bunun gibi kurum ve kuruluşların hizmetleri elbette devam etmeli. Bunun dışında tüm vatandaşlarımızın evine çekilmesi şart. Bu iş 65 üstü meselesi değil. Bu, bütün insanların meselesidir” dedi.

BEYLİKDÜZÜ / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Cüneyt Özdemir’in Youtube kanalında canlı yayınlanan programda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Los Angeles’ta yaşayan Özdemir’in programına Beylikdüzü’ndeki evinden bağlanan İmamoğlu’na yöneltilen bazı sorular ve İBB Başkanı’nın verdiği yanıtlar şunlar oldu:

“BU İŞ, 65 ÜSTÜ MESELESİ DEĞİL”

“Biraz önce Sağlık Bakanı açıklama yaptı. ‘Bilim kuruluyla birlikte Cumhurbaşkanlığı’na izolasyonu öneriyoruz dedi. Siz bu basın açıklamasından ne anladınız? Sizin dediğinize mi geliyorlar?”

- Aklın yolu bir. Bu benim aklıma gelen ya da benim söylediğim bir şey değil. İstanbul’da Bilim Kurulumuz var. Onlarla bu konuları tartışıyorum. Hafta başı yaptığım konuşmalarda da bu tarz uygulama olmasının sinyalini vermiştim. Dün artık bunu mecburen direkt söyledim. Çünkü şehrimizde ve ülkemizde ölüm sayısı hızla artıyor. Arkadaşlardan rica ettim bir istatistik çıkarttım. Çok çarpıcı. Örneğin; 24 Mart’ta dünyada saat başı ölüm 49’du. 25-26 Mart arasında bu rakam 101’i buldu. 26-27 Mart’ta ise 128’i buldu. Artık konuşacak bir şey yok. Bilimin emrettiği hangi tedbirin alınması gerekiyorsa ya da bu bulaşıcı hastalığın geçiş metotları yakınlaşmayla ilgili katı kurallar alınmalı. Biz söyledik; bağırıyoruz, ifade ediyoruz. Buna rağmen tespitlerimize göre İstanbul’da, yüzde 80’in üzerinde yolculuk azaldı ama 1 milyon 200 bine yakın insan hala sokaklarda. İstanbul, Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük şehri. Biz, burada bu süreci çok hızlı engellemeliyiz. Aksi takdirde büyük kayıplarımız olur. Bu gerçekle yüzleşmek, bizim gibi idarecilerin, şeffaflık adına değil, sadece insanlık adına, ülkemizin ve şehrimizin geleceği adına mecburiyettir. Bu ilkeden yola çıkarak dün bunu söyledik. Kesinlikle bir kısıtlama olmalı. Bunun adı, bildiğimiz anlamıyla sokağa çıkma yasağı değildir. Çünkü bazı gıda zincirleri açık olabilir. Farklı belediye veya bunun gibi kurum ve kuruluşların hizmetleri elbette devam etmeli. Bunun dışında tüm vatandaşlarımızın evine çekilmesi şart. Bu iş, 65 üstü meselesi değil. Bu, bütün insanların meselesidir.

“SAĞLIK BAKANI’NA 3 GÜN ÖNCE İLETTİM”

“Bu isteğinizi, İstanbul Valisi ile Cumhurbaşkanı ile Sağlık Bakanı ile İçişleri Bakanı ile paylaştınız mı?”

- Sağlık Bakanı’yla üç gün önce görüştüğümde, sürecin buraya doğru gittiğini kendisine beyan ettim. Ben kendilerini aradım. “Ülkemiz adına, yaşamımız adına başarılar diliyorum” dedim. Ben, bu noktadaki görüşümü paylaştığım gibi, hangi görüşüm olursa olsun kendileriyle paylaşmak arzusunda olduğumu da dile getirdim. Bugün açıkladığım birkaç maddeyi de dün kendilerine yazılı olarak ilettim. Neticede bizim Sağlık Bakanı’mız. Bu ülkenin sağlığı için mücadele veriyor. Ona her koşulda her imkanımızla yardımcı olmalı ve görüşlerimizi beyan etmeliyiz. İstanbul Valimiz ile de bir araya gelebildiğimiz ölçüde fikirlerimi beyan etme çabası içinde oldum.

“C40 ÜYESİ BELEDİYE BAŞKANLARIYLA GÖRÜŞTÜM”

“Sokağa çıkma yasağı istenmiyor mu?”

- 15 gün sonrasına baktığımızda, ne yazık ki iyi sayılar görmüyoruz. Tabi buradan bir otorite gibi, birilerinin fikirlerini, böyle sayısal anlamda, hele hele böyle hassas bir hususta açıklamam elbette doğru değil; ama iyi bir İstanbul ve iyi bir Türkiye verisi görmüyoruz. Bahsettiğiniz kayıplar, gerçekten dünyanın birçok noktasında yaşanıyor ama en çarpıcı olanları yanı başımızda Avrupa’da var. Bu konuda bugün, C40 diye tanımlanan, Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu ile telekonferansımız oldu. Burada, farklı şehirlerin farkı uygulamalarını dinledik. Örneğin, Milano çok çarpıcı ve üzüntü verici sayılar paylaştı ve insanların tümüyle eve çekildiğinden bahsetti. Bunun daha önce olması gerektiğinden bahsetti. Aynı şeyden Madrid Belediye Başkanı da bahsetti. Ve gerçekten uyararak bunu söyledi, “Bir gün önce bile bunu yapmanız, izole olmanız büyük kayıpları engelleyecektir” diye. Bizden daha önde. Daha önde derken şu anlamda: Ne yazık ki kayıplarda daha ileri safhada olan şehirler bunu söylüyor. Los Angeles Belediye Başkanı Eric Garcetti konferansı yönetti. C40 Dönem başkanı kendisi. Bu konuda kendileri de şehirlerde bu süreci en iyi hisseden, en iyi koklayan belediye başkanlarıdır. “Bu konuda gerçekleri söylemek hepimizin vazifesidir” dedi. Yani benzer bir yaklaşımı ben de dile getirdim. Bu manada, bizim bugün baktığımız noktadan, geleceği kötü görüyoruz. İyi bir süreç gözükmüyor. Sayılar da bunu böyle gösteriyor, istatistikler de bunu gösteriyor. Dünyanın diğer şehirlerindeki süreçler de. Kaldı ki, bahsettiğimiz Madrid 4-5 milyon, Milano 3 milyon civarında nüfusu olan şehirler. Biz ise 16 milyon nüfusu olan İstanbul’dan bahsediyoruz ve de Türkiye’den bahsediyoruz. Ben, Türkiye’nin diğer şehirlerinin manzarasını göremediğim için temkinli konuşuyorum. Bakanlığımızın ya da Sayın Cumhurbaşkanı’nın, İstanbul’un yarın sokağa çıkmaması gerektiği konusundaki tedbirini aldıklarını ve bu konudaki duyurunun merkezi hükümet tarafından yapılmasının şart olduğunu düşünüyorum. Yasağı koyma yetkisi bakanlarda, onlar koysunlar. Biz, bu yapılan açıklamayı ve tebliği 10 gün önce de yaptık vatandaşlarımıza. Fakat bunlar çare değil. Çok net söylüyorum. Bu akşam çıkıp, bir yetkilinin -en azından İstanbul’da- “Sokağa çıkılmaması gerektiği konusunda kararı aldık” demeliler. Bu kadar net, başka bir açıklama, çok sakat bir açıklama olur. Yapmaları gereken açıklama bu.

“VAR OLAN HASTANELER YETERLİ DEĞİL”

“Projeksiyonunuz var mı?”

- Şu anda var olan hastaneler bence yeterli değil. Bugün de açıkladığımız gibi sahra hastanelerini önerdik. Yenikapı’yı önerdik. Gürpınar Beylikdüzü Balık Hali’ni önerdik, Maltepe sahilini önerdik. Teknik alt yapısına destek vereceğimizi söyledik. Bakanlığımızla el ele verdiğimizde büyük kapasiteli hastaneleri hazır edebiliriz. Bizim elimizdeki etkin noktaların temizliği, hazırlığı, teknik olarak donanımları, havalandırmasından jeneratörüne kadar sistemleri hazır yerleri önerdik. Ayrıca yapılması gereken işlerin de ortaklaşa yapılması konusunda önerilerimizi bakanlığa ilettik. Henüz bir geri dönüş alamadık. Ben, yanlış bir projeksiyon yapma kabiliyetine sahip değilim. Bilim Kurulumuz, -benim öngörüm de buna paralel- İstanbul’da görüştüğümüz hekimlerin bize vermiş olduğu rapor doğrultusunda, şu anda hastanelerde yapmış oldukları gözlemler doğrultusunda, mevcut durumun yeterli olmayacağını, çok çok yakın zamanda ihtiyaç duyulacağını bize aktardılar. Sayın Bakan’ın böyle bir ihtiyacın varlığı ve yokluğuyla ilgili alakalı fikri nedir, açıkçası bize kendileri beyanda bulunurlarsa anlayabilirim. Ama sizler de basın olarak bunu bir şekilde sormalısınız.