Anahtar Kelimeler: TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
1

BEKO: ÇOCUK İŞÇİLİĞİ ARTIYOR

2

Bağımsızlık Mücadelemiz, Besleme Kalemşörlerin Dil Uzatabileceği Bir Değer Değildir!

3

TBMM GENEL KURULU TOPLANAMADI

4

TBMM GENEL KURULU TOPLANDI

5

ADALET KOMİSYONUNDA İNFAZ DÜZENLEMESİ GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

6

TBMM GENEL KURULU TOPLANAMADI

7

11 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA: “DEĞİL ELİMİZİ, TÜM VÜCUDUMUZU TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ”

İlginizi Çekebilir


TBMM GENEL KURULU TOPLANDI

Meclis Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, AK Parti ve MHP gruplarının ortak hazırladığı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Te

Meclis Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, AK Parti ve MHP gruplarının ortak hazırladığı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı.

Bilgiç, CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan'a gündem dışı söz verdi.

Emecan, "İstanbul'da yapımı devam eden sahra hastanelerine" ilişkin konuşmasında, partisinin yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadeleye yönelik çalışmalarını tamamladığını, önerilerini diğer partilerle paylaştığını anlattı.

Bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da İstanbul'un iki yakasında, altyapısı hazır, hemen sahra hastanesine dönüştürülebilecek iki yer tavsiye ettiğini anımsatan Emecan, ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İstanbul'da 45 gün içerisinde iki hastane inşa edileceğini ve bunların daha sonra da kullanılabileceğini açıkladığını söyledi. Emecan, "Salgın bu kadar hızlı yayılırken, 10-15 gün içinde sahra hastaneleri kurulabilecekken, 45 günde kalıcı hastane kurmak sahra hastanesi mantığına aykırıdır." ifadesini kullandı.

Koronavirüs nedeniyle Türkiye'de birçok kişinin işsiz kaldığını, hükümetin destek paketinde kayıtlı çalışanların bulunduğunu ancak tarım dışı 4 milyona yakın kayıtsız çalışanın yer almadığını belirten Emecan, söz konusu vatandaşların perişan durumda olduklarını, hükümetin bunlara maddi destek vermesi gerektiğini söyledi.

Genel Kurulda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İçişleri Bakanı Soylu'nun hafta sonu sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin ardından yaşanan süreç nedeniyle sorumluluğu üzerine alarak istifa ettiğini ancak bu kararının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmediğini anımsattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in de ifade ettiği gibi hata ve başarısızlığı kabullenmenin, sorumluluğu üstlenmenin olgunluk gerektirdiğini dile getiren Dervişoğlu, aynı olgunluğu Hazine ve Maliye Bakanı ile Tarım Bakanı'ndan da beklediklerini söyledi.

Dervişoğlu, sokağa çıkma yasağının plansızlık ve öngörüsüzlükle yapılması nedeniyle büyükşehirlerde ve Zonguldak'ta çok sayıda vatandaşın sokaklara döküldüğünü belirterek, vatandaşların maskesiz ve fiziki mesafeye uymaksızın virüsün kolayca taşınmasına neden teşkil edebilecek hataya düşürüldüklerini söyledi.

İYİ Parti'li Dervişoğlu, koronavirüsle mücadelede veteriner hekimler ile virologların göreve davet edilmesi için Sağlık Bakanlığına çağrıda bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, İçişleri Bakanı Soylu'nun istifasını anımsatarak, "Doğrusu İçişleri Bakanı'nın istifası beklenmeden görevden alınmalıydı. Garip bir çelişki var ortada. Soylu, cuma günü ilan edilen sokağa çıkma yasağının Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla alındığını ifade etti fakat istifa mektubunda kendisini sorumlu tutmaya çalıştı. Karşılıklı birbirlerini aklama çabası olduğunu görüyoruz. Bu istifa bile siyasi ranta çevrilmeye çalışılıyor ama halk bunu görüyor. Yaşanılan siyasal iflas daha fazla gizlenemeyecektir." şeklinde konuştu.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün "3 mahpusun koronavirüsten hayatını kaybettiği, 79 cezaevi personelinde de koronavirüs tespit edildiğine" ilişkin bugünkü açıklamasını anımsatan Beştaş, "Bu çok çok vahim durumdur. 79 personel hangi cezaevlerindedir? Bu personele virüs bulaşmışsa, mahpuslara bulaşmamasının garantisi nedir? 3 kişi hangi cezaevlerinde ölmüştür?" sorularını yöneltti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, iki günlük sokağa çıkma yasağının, ülkenin yönetilemediğini gözler önüne serdiğini iddia etti.

İçişleri Bakanı Soylu'nun sokağa çıkma yasağı kararının ilanının ardından 250 bin kişinin sokağa çıktığı yönünde açıklamada bulunduğunu aktaran Özkoç, "Biz iki insanın yan yana gelmemesi için mücadele verirken, 65 yaş üstü ve 20 yaş altı insanlarımızı evde tutmaya çalışırken, 250 bin kişinin yan yana gelmesini, makul bir şeymiş gibi söylemesini büyük bir şaşkınlıkla karşılıyorum." dedi.

Bilim Kurulu üyelerinden birinin o gece sokağa çıkanların pandemi üzerinde oluşturacağı etkilerinin birkaç hafta sonra acı şekilde yaşanacağı yönünde açıklamada bulunduğunu aktaran Özkoç, "Dünyanın neresinde olursa olsun, bu emri veren de emri uygulayan da bunun siyasi sorumluluğunu almalı ve gereğini yapmalıdır. Oynanan siyasi tiyatronun ne olduğunun üzerinde fazla durmayacağım ama Türkiye'de krizin yönetilemediği aşikardır." değerlendirmesinde bulundu.

Özkoç, maske dağıtımının dahi düzgün şekilde yapılamadığını, hala sağlıklı bir dağıtımın gerçekleşmediğini söyleyerek, şöyle devam etti:

"Ama biz hala şov yapmaya devam ediyoruz. İngiltere'ye maske, tulum gönderiyoruz. Üstelik de sağlık çalışanlarımız 'Bizim ihtiyacımız var.' derken. Tüm bunlar düşünüldüğünde görüyoruz ki bu kriz yönetilemiyor, savruluyor. Bunun sorumlusu olan kişilerse birbirleriyle ilgili siyasi şov yapma peşinde. Ya insanlarımızın canlarıyla ve ülkemizin geleceğiyle ilgili gerekli tedbirleri alacağız ya da bu siyasi komediyi oynayanlar bir an önce görevlerini bırakacaklar, gerçekten ülkeyi düşünenler görevin başına geçecek."

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, koronavirüs tedbirleri kapsamında hafta sonu ilan edilen sokağa çıkma yasağının dün gece 24.00'te sona erdiğini anımsattı.

Hükümetin tüm tedbirleri Bilim Kurulunun kararları doğrultusunda ortak akılla aldığını, bundan sonra da almaya devam edeceğini vurgulayan Akbaşoğlu, "Bu süre zarfında alınan kararlara hassasiyetle uyan aziz milletimize teşekkür ediyoruz. Tüm dünyayla birlikte bizleri etkileyen koronavirüsle hep birlikte mücadele ederek, inşallah birlikte başaracağız." diye konuştu.

Bu kapsamda İstanbul'da her biri yoğun bakım odasına dönüştürülebilecek 2 bin yataklı hastanenin, kalıcı şekilde hizmet vermek üzere 45 günde tamamlanarak milletin hizmetine sunulacağını belirten Akbaşoğlu, bütün kamu kurum ve kuruluşlarında canla başla çalışanları ve vatandaşları bu mücadeleye katkıları nedeniyle tebrik etti.

İçişleri Bakanı Soylu'nun istifasına ilişkin de Akbaşoğlu, "İçişleri Bakanımız, sokağa çıkma yasağıyla ilgili çok kısa süreli de olsa yaşanan karışıklıklardan dolayı özür dileyerek, ardından istifa etmek yönündeki kararını kamuoyuyla paylaşmış, akabinde Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuyla ilgili, bugüne kadar görevini başarıyla yerine getirmiş Sayın Soylu'nun istifasını kabul etmemek suretiyle devamı yönünde bir karar vermiştir." ifadelerini kullandı.

Akbaşoğlu, Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre sanayi üretiminin şubat ayında yıllık yüzde 7,5 arttığını, bu durumun katma değeri yüksek Ar-Ge çalışmalarının etkisiyle oluştuğunu belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin önemli çalışmalara yönelik açıklamalarda bulunduğunu ifade eden Akbaşoğlu, devletin bütün kurum ve kuruluşlarıyla milletin yanında olduğunu, Türkiye'nin devlet-millet kaynaşmasıyla bu süreci aşacağını dile getirdi.

TBMM Genel Kurulu'nda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.

İlk olarak İYİ Parti'nin, "Tarım sektörünün büyümesi ve geliştirilmesi için çözüm önerilerinin sunulması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, çiftçinin, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadeleyle geçirilen bu zor günlerde, tüm zorluklara rağmen fedakârlıkla üretmeye devam ettiğini söyledi.

Üretimde girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını dile getiren Erel, "Gübre, tohum, mazot, elektrik, su, ilaç maliyetlerindeki artışın önüne geçilemiyor. Küçük ölçekli tarım işletmeleri ayakta kalmakta zorlanıyor." dedi.

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, iktidarın, tarım alanlarını, hızlı para kazanmak için inşaat ve enerji şirketlerine peşkeş çektiğini savundu.

CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, Türkiye'nin, tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden biriyken, buğdaydan arpaya, soya ve mısırdan mercimeğe kadar her şeyi ithal eden bir ülke haline geldiğini ileri sürdü.

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, sürdürülebilir üretim, yeterli ve güvenilir gıdaya erişim ile kırsal kalkınmayı ve rekabet edilebilirliği sağlamak için tarımı stratejik sektör olarak ele alan AK Partinin, iktidara geldiği günden bu yana tarımda milli ve küresel çözümler üretmeye devam ettiğini söyledi.

Bu zorlu süreçte çiftçilerin işlerini kolaylaştırmak, üretimi aksattırmamak amacıyla her türlü desteğin verildiğini belirten Aksal, "2020 yılı içinde 10,4 milyar liralık destekleme ödemesini çiftçilerimizin hesabına yatırdık. Kıymetli çiftçilerimiz, üreticilerimiz siz ekmeye, dikmeye, üretmeye devam edin. Ürününüz tarlada, serada kalmayacak." diye konuştu.

Konuşmaların ardından yapılan oylama sonucunda İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra HDP'nin, "Koronavirüsün pandemi ilan edilmesiyle gıda ürünlerinde kıtlık yaşanmaması, mevsimlik tarım işçilerinin hijyenik ve güvenli koşullar altında çalışmalarının sağlanması" ile ilgili grup önerisi ele alındı.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, çiftçinin, son yıllarda tarımsal ithalat politikaları nedeniyle üretmediğini öne sürdü.

Türkiye'nin, tarıma dönük aktif bir politikası olmadığını savunan Öcalan, "Kovid-19 salgını etkisini maalesef tarım alanında da gösterecektir. Bu noktada mevsimlik tarım işçilerine dönük politikalarımız olması gerekiyor. Mevsimlik tarım işçilerinin durumlarına ilişkin sağlıklı politikalar olmazsa ileriye dönük kıtlıkla karşılaşabiliriz." dedi.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, koronavirüsün tarım ve gıdanın ne kadar stratejik öneme sahip olduğunu gösterdiğini söyledi.

CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere, koronavirüsün etkisiyle de olsa hükümetin, Hazine arazilerini tarıma açmasını doğru bulduklarını ifade etti.

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, Kovid-19 pandemisinin bütün ülkeleri ve insanları etkileyebilecek sıkıntılı bir süreç olduğunu belirtti.

Salgından, tarım kesiminin etkilenmemesinin söz konusu olmadığını dile getiren Kılıç, "Mevsimlik işçiler, ülkemizin bir mecburiyeti. Elbette altında çeşitli sosyal ve ekonomik sıkıntılar var ama bu, dünyada yalnızca Türkiye'de değil ülkeler arası da yapılan mecburi seyahat ve çalışma." diye konuştu.

Kılıç, 2017'de Başbakanlık tarafından tarımsal göçün nasıl yapılacağına ilişkin detayları içeren genelge yayımlandığını hatırlattı.

Oylama sonrası HDP grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra CHP'nin, "Koronavirüs salgınının ülkemizde bundan sonraki süreçte etkilerinin neler olabileceği ve vaka sayılarını azaltmaya yönelik tüm tedbirlerin belirlenmesi" konusunda verdiği araştırma önergesinin, bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, "Koronavirüse ilişkin el ele vermek, dayanışmak ve mücadeleyi örgütlemek zorundayız." dedi.

Sokağa çıkma yasağının damdan düşer gibi alındığını savunan Emir, "Bulaşı, 48 günde azaltalım derken 48 dakikada pik yaptırdınız. Bunun acı sonuçlarını maalesef 14 gün sonra göreceğiz" dedi.

Emir, Bilim Kurulu'nun tutanaklarının açıklanmasını istedi.

İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, Kovid-19 salgınının belli bir süre sonra ortadan kalkacağını ancak geride bırakacağı yıkımın daha fazla olacağını söyledi.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, sokağa çıkma yasağı nedeniyle en az 250 bin kişinin sokağa döküldüğünü dile getirerek, "Virüs bayram etti. Salgın müthiş şekilde artacak. Bu çok açık." dedi.

AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel, Türk milletinin müsterih olması gerektiğini, her konuda olduğu gibi Kovid-19'la mücadeleye ilişkin de her türlü tedbirin alındığını belirtti.

Yel, "Her daim milletimizin yanında olan, aldığımız kararlar ve uygulamalarımızla 18 yıldır milletimize hizmetkâr olma konusunda her türlü tedbiri alan bir hükümetiz. Bize iş öğretmeye çalışanların durumunu aziz milletimizin takdirine bırakıyorum." dedi.

CHP grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, grup önerilerinin görüşmelerinin tamamlanmasından sonra infaz düzenlemesine ilişkin Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
 

TBMM Genel Kurulunda, infaz düzenlemesi teklifinin üçüncü bölümü üzerinde siyasi parti grupları söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, kanun teklifinin sakıncalı yönlerine ilişkin değerlendirmelerinin dikkate alınmadığını, teklifin kabul edilmesinin ardından uygulamada doğacak sorunları gidermek için yakın zamanda yine yasal düzenleme yapma ihtiyacı doğacağını savundu. Dervişoğlu, teklifin genel gerekçesinde, bu değişikliklerin yapılmasında hangi ceza siyasetinin güdüldüğüne ve buna neden ihtiyaç duyulduğuna ilişkin bir açıklamaya yer verilmediğini öne sürdü.

Türkiye'de 355 ceza infaz kurumunda, yaklaşık 300 bin tutuklu ve hükümlünün barındığını, bunun yüzde 70'ini hükümlülerin, geri kalan kısmını ise tutukluların oluşturduğunu ifade eden Dervişoğlu, nüfusu Türkiye ile aynı olan Almanya'da cezaevindeki tutuklu ve hükümlü sayısının 62 bin olduğunu söyledi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Dervişoğlu, Türkiye'deki tutuklu ve hükümlü sayısının genel nüfusa oranının, Avrupa ülkelerinin neredeyse 5 katı olduğunu vurgulayarak, "Söz konusu teklifin en önemli amacı, cezaevlerindeki doluluk oranını azaltmaktı ancak bu düzenlemeler arzu edilen amacı sağlamaktan uzaktır ve beklentileri karşılamamaktadır." eleştirisinde bulundu.

Dervişoğlu, düzenlemenin kendi içinde çelişkiler barındırdığını, dili itibarıyla ayrımcılık ifade eden, adil olmayan bir teklif olduğunu, kamuoyu vicdanını yaralayacağını savundu.

HDP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidarın, bir yıldan fazla zamandır üzerinde tartıştığı bir teklifi, siyasi bir fırsatçılıkla koronavirüs salgınının yaşandığı dönemde Meclis'e getirdiğini iddia etti.

Teklifte yer alan 70 maddenin 69'unun koronavirüs salgınıyla ilgisi olmadığını öne süren Oluç, "İktidarın bu tutumu, cezaevlerindeki salgın tehlikesine karşı önlem almak amaçlı değil, kendi siyasi ajandalarını gerçekleştirmek içindir." dedi.

Oluç, teklifin, cezaevlerinde bulunan 300 bin tutuklu ve hükümlünün sadece 90 binini kapsadığını, salgında özellikle tutuklulara yönelik bir düzenleme bulunmamasının doğru olmadığını söyledi.

Kanun teklifinin anayasa ve uluslararası sözleşmelere de aykırılık taşıdığını savunan Oluç, teklifin kapsamı dışında tutulan ve "terör suçu" olduğu iddia edilen söz konusu suçların, "siyasi suçlar" olduğunu öne sürdü.

HDP'li Oluç, "Halkın Meclisi olması gereken bu çatıyı, iktidarınızın, ittifaklarınızın çatısı haline getirdiniz. 'Biz ve ötekiler' diyorsunuz, kendinizin dışındakilere yaşam alanı tanımak istemiyorsunuz. Farklı sesleri, talepleri, beklentileri duymuyor, görmüyor ve hissetmiyorsunuz. Koronavirüs bile ayrım yapmıyor ama bu iktidar ayrımcıdır." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu söz alarak, Oluç'un temelsiz olan bu iddialarını reddettiklerini ifade etti.

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, iktidarın, 2005'ten sonra infaz sistemini bozarak cezaları ve infazı ağırlaştırdığını, muhalif gazetecilere, insan hakları savunucularına ve hak arayanlara cezaevinin yolunu gösterdiğini iddia etti.

Bülbül, "Bu nedenle 'infaz indirimi yasası' denilen, gerçekte anayasanın 87. maddesi ve TCK'nin 65. maddesine göre 'özel af' olan yasa, yandaşlarınıza af getiriyor. Muhalif olanlar içeride, soyan dışarıda. Böyle infazda adalet, eşitlik olabilir mi? Hırsız çıkacak, gaspçı çıkacak, fuhuşu teşvik eden çıkacak ama yazan içeride olacak. Teklif, toplumun taleplerine cevap vermemesi halinde toplumsal ayrışmaya neden olacak." diye konuştu.

AK Parti Grubu adına söz alan Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, koronavirüsle mücadele kapsamında kurum ve kuruluşların başarılı çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Kanun teklifinin üzerinde uzun süredir çalıştıklarını anlatan Uygur, düzenlemenin hazırlanması sırasında ceza hukukçusu akademisyenler, uygulayıcı hakim ve savcılar ile Yargıtay üyelerinin görüşlerinin dikkate alındığını kaydetti.

İnfaz hukukunun temel ilkeleri de dikkate alınarak infazda adaletin sağlanmasının hedeflendiğini dile getiren Uygur, "Teklifin hazırlıkları esnasında milletimizin hassasiyetleri en üst düzeyde dikkate alınmış, kamu vicdanını yaralayan cinsel istismar suçları, toplum sağlığını tehdit eden uyuşturucu ticareti suçları, kasten öldürme suçları ve neticesi itibarıyla ağırlaşmış yaralama suçları ve terör suçlarında bir infaz indirimi söz konusu olmamıştır. Kanun teklifimiz bir genel af ya da özel af niteliği taşımayıp, bazı suçların infaz sisteminde yapılan düzenlemeleri içermektedir. Bu nedenle oluşturulmaya çalışılan cezasızlık algısı, haksız bir yaklaşımdır."  değerlendirmesinde bulundu.

Milletvekili Uygur, teklifin, bazı suçlarda etkin mücadele ve caydırıcılığın sağlanmasını amaçladığını, kadınlar, çocuklar ve yaşlıların yararını gözeten önemli değişikliklere imza atacağını dile getirerek, suçlar bakımından ise kovuşturma evresinde de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesine imkân tanınacağını anlattı.

MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay da, infaz düzenlemesi teklifinin, daha önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından gündeme getirildiğini anımsattı. Atay, teklifin birçok önemli düzenlemeyi hayata geçireceğine işaret etti.

TİP Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Türkiye'de açlık, yoksulluk ve çaresizliğin insanları suça ittiğini, bu düzen değişmediği sürece cezaevine daha çok kişinin gireceğini iddia etti. 

Genel Kurulda, teklifin üçüncü bölümünde yer alan maddeler üzerinde görüşmeler devam ediyor.

İnfaz düzenlemesini içeren Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

AK Parti ve MHP gruplarının ortak hazırladığı düzenlemeye göre, infaz hakimliğinin mevcut görevleri arasına Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikayetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hakim veya mahkeme tarafından verilmesi gereken tüm kararları vermek ve işleri yapmak görevleri de eklenecek.

İnfaz Hakimliği Kanunu'nun amacı, yapılan düzenlemeye uyum sağlaması için, "Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikayetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hakim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hakimliklerine ilişkin hükümleri kapsar." şeklinde değiştirilecek.

İnfaz Hakimliği Kanunu ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak, belirlenen ilçelerde Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) olumlu görüşü alınarak, Adalet Bakanlığınca infaz hakimliği kurulacak.

İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla infaz hakimliği kurulabilecek. Bu durumda infaz hakimlikleri numaralandırılacak. Müstakilen infaz hakimliğine atanan hakimler, adli yargı adalet komisyonlarınca başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemeyecek.

İnfaz hakimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılacak. İnfaz hakimliğinin yargı çevresi, kuruldukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırları olacak.

Ağır ceza mahkemeleri ile büyükşehir belediyesi bulunan illerde, büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki il ve ilçenin adı ile anılan infaz hakimliğinin yargı çevresi, il veya ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine HSK tarafından belirlenecek. Coğrafi durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak bir infaz hakimliğinin kaldırılmasına veya yargı çevresinin değiştirilmesine, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine HSK tarafından karar verilecek.

İnfaz hakimliğinin yetkisi, hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere göre belirlenecek. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında idarece yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere ilişkin yapılan şikayetler bakımından işlemin yapıldığı veya faaliyetin gerçekleştiği ceza infaz kurumunun bulunduğu yerde infaz hakimliği yetkili olacak. İnfaz hakimliğinde bir yazı işleri müdürü ile yeteri kadar personel bulunacak.

Kanunla, infaz hakimlerine yeni görevler de verildi. Buna göre, infaz hakimleri, Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikayetleri inceleyecek.

Öte yandan infaz hakimleri, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zaman aşımı ve hükümlünün ölümü hallerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hakim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları alacak ve işleri yapacak.

Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün, her halde yapıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde şikayet yoluyla infaz hakimliğine başvurulabilecek.

İnfaz hakiminin kararlarına karşı şikayetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren yedi gün içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Kanunlarda infaz hakiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanacak.

İnfaz Hakimliği Kanunu ve Türk Ceza Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da infaz hakimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin yapılan değişiklikler veya infaz hakimliğine yeni görevler veren düzenlemeler, 1 Eylül 2020 tarihinden itibaren uygulanacak. Bu tarihe kadar mevcut hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.

İnfaz hakimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin yapılan değişiklikler nedeniyle olağan veya olağanüstü kanun yolu incelemesinde bozma kararı verilemeyecek. Kanunla yapılan değişikliklerin uygulanacağı tarihe kadar, iş ve kadro durumu dikkate alınarak değiştirilen hükümlere göre infaz hakimlikleri kurulacak ve faaliyete geçirilecek.

Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hakimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verecek ve bu karar derhal infaz edilecek. Hükmedilen seçenek tedbirin, hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hakimliğince tedbir değiştirilecek.

Cezanın ertelenmesi; mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilecek. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilecek. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hakimi kararıyla hükümlü, infaz kurumundan derhal salıverilecek.

Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü; kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılamayacak.

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında, "Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılmamasına" karar verilebilecek.

Kasten yaralama suçunun, üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanılarak silahla işlenmesi halinde, şikayet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılırken, canavarca hisle işlenmesi halinde bir kat oranında yükseltilecek.

Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse yukarıdaki hallerde 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenlerin örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, 2 yıldan 6 yıla kadar aldıkları hapis cezası 4 yıldan 8 yıla çıkarıldı. Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlara verilen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ise 2 yıldan 4 yıla kadar çıkarıldı.

Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 500 gün adli para cezası ile cezalandırılacak. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılacak.

Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin, tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilecek.

Hakkında mahkumiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması halinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adli kontrol kararı ve tutuklama kararı verebilecek.

Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar ile ikinci defa mükerrer olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olanlar hakkında verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilecek.

Taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum olanlar, adli para cezası, infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar için de verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilecek.

Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına; ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara içtenlikle uyarak, haklarını iyi niyetle kullanarak, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek geçirmiş ve uygulanan iyileştirme programlarına göre de toplumla bütünleşmeye hazır olduğunun disiplin kurulunun görüşü̈ alınarak idare kurulunca saptanması halinde yapılan değerlendirme sonucunda karar verilecek.

Toplam 10 yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hakiminin onayından sonra uygulanacak.

Doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan hükümlülerden firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler, idare ve gözlem kurulu kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna gönderilecek.

Kınamadan başka bir disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile, eylemi, kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna gönderilecek.

Açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar, idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hakiminin onayıyla kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilecek.

Hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık ceza infaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilecek.

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren 1 yıl 6 ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılacak.

Hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü̈ veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkansız hale gelmesi veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hallerde, Cumhuriyet başsavcılığınca bir yılı geçmeyen sürelerde hapis cezasının infazına ara verilebilecek. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamayacak.

Hakkında yakalama emri çıkarılan hükümlünün yakalanabilmesi amacıyla gerektiğinde konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu'nun arama kararına ilişkin hükümleri uygulanacak. Hakim tarafından verilecek arama kararları sulh ceza hakimince verilecek.

Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, ceza infaz kurumu görevlilerinin denetiminde, kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında, geceleyin bu kurum ve kuruluşlarca barındırılmak suretiyle çalıştırılabilecek. Bu şekilde çalıştırılan süre, azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilecek süreye ilave edilecek.

Kanunla, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak ceza infaz kurumu dışında bulunduğu yerler de "kurum" olarak kabul edilecek. Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak ceza infaz kurumu dışında bulunduğu yerlerde gerçekleştirdiği disipline aykırı eylem ve sözleri nedeniyle de disiplin yaptırımları uygulanabilecek.

Ceza infaz kurumlarında haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası gerektiren eylemler arasına "Kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmek" de eklendi.

Bir günden 10 güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler arasına, kuruma alkol sokmak, kurumda alkol bulundurmak veya kullanmak gibi durumlar da dahil edildi.

Çocuk hükümlülerin yaşam alanlarında dikkat etmesi gereken temizlik, resmi kurumlardan alınan kitap, araç ve gereçlerin kullanımı, suç örgütlerine ait afiş, pankart, işaret gibi eşyaların asılmasına ilişkin belirlenen kuralların ihlali durumunda verilen disiplin cezalarında düzenlemeye gidiliyor. Düzenlemeyle çocuk hükümlülerin kurum disiplinini bozacak eylemlerden kaçınması ile caydırıcılığın sağlanması ve çocukların daha fazla eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılması amaçlanıyor.

Kanunla disiplin soruşturmasına başlamak için öngörülen iki günlük süre beş güne çıkarılıyor. Buna göre soruşturma en geç 15 gün içinde tamamlanacak. Firar halinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlayacak. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulacak. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hakiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilecek.

Yasayla çocuğun yüksek yararı ilkesi dikkate alınarak çocuklar hakkında verilen odaya kapatma cezasının infazına, infaz hakiminin onayıyla başlanabileceği hüküm altına alınıyor. Ayrıca hücre cezası yerine uygulanacak ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezasının süreleri belirleniyor.

Çocuk hükümlülere en geç iki ayda bir sağlanan aile görüşmesi imkanı artırılarak ayda bir defa görüşme imkanı tanınacak. Ayrıca çocuk hükümlülerin, kardeşiyle de aile görüşmesi yapabilmesi imkanı sağlanıyor. Buna göre çocuk hükümlüler için kurum bünyesinde gerçekleştirilen tören veya anma günü ya da doğum günlerinde çocukların ailelerinin de etkinliklere katılması sağlanabilecek.

Çocuk hükümlünün yanında kalacağı bir yakınının olmaması nedeniyle kullanamadığı özel izinler yerine, kurum idaresinin uygun gördüğü gün kadar eğitimevinin bulunduğu il sınırları içinde gündüzleri iznini geçirmesi ve gece eğitimevinde kalması imkanı verilebilecek.

Çocuk eğitimevinde kalan hükümlünün hafta sonunda bir gün, kurum idaresinin uygun gördüğü süre kadar, kurum dışına çıkmasına izin verilebilecek.

Çocuk eğitimevinde kalan hükümlü, kamu kurum ve kuruluşlarının gençlik kampı veya gençlik merkezi gibi imkanlarından yararlandırılabilecek.

Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması gerekecek.

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun'a göre, hükümlüye, kurum kütüphanesinden yararlanma imkanı verilecek. Ayrıca hükümlüler, kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kütüphanelerde bulunan, mahkemelerce yasaklanmamış süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanabilecek.

Kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan yayınlar hükümlüye verilmeyecek. Ancak ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hali, bu hükmün dışında olacak.

Basın İlan Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazeteler, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyecek. Yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığı yetkili olacak.

Düzenlemeyle açık ve kapalı infaz kurumlarındaki hükümlülere, ağır hastalık veya doğal afet hallerine ilaveten salgın hastalık halinde de ceza infaz kurumlarında bulunan kuruma ait telefon ve faks cihazından derhal yararlandırılma imkanı sağlanıyor.

Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin dışarıdan hediye kabul etme hakkının kapsamı genişletiliyor. Buna göre, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlü, iki ayda bir kez, ayrıca dini bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahip olacak. Çocuk ve 65 yaşını tamamlamış hükümlüler ile beraberinde çocuğu bulunan kadın hükümlüler, idare ve gözlem kurulu tarafından alınacak karar doğrultusunda belirtilen zaman dilimi dışında da hediye kabul edebilecek. Bunun esas ve usulleri yönetmelikle belirlenecek.

Hükümlülerin öğretimi ile sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenebilecek.

Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi halin belirlenmesine esas olmak üzere en geç 6 ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacak.

Yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınacak. Gerektiğinde hükümlünün ceza infaz kurumuna girmeden önceki yaşamına ilişkin bilgi ve belgeler de istenebilecek.

Toplam 10 yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir cumhuriyet savcısı başkanlık edecek.

Ayrıca idare ve gözlem kuruluna cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılacak.

Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemeyecek.

Terör ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak alınan bilgilerin doğruluğunun araştırılması bakımından zorunlu görülen hallerde, hükümlü veya tutuklular, rızaları alınmak koşuluyla ilgili makamın ve cumhuriyet başsavcılığının talebi üzerine sulh ceza hakimi kararı ile geçici sürelerle ceza infaz kurumundan alınabilecek.

Kanunla, hükümlülerin mazeret iznini kullanabilmesi için ceza infaz kurullarında iyi halli olarak geçirmesi gereken süre de kısaltılıyor. Hasta ziyareti amacıyla verilen mazeret izin hakkı ikiye çıkarılıyor.

Düzenlemeyle hükümlülere, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini veya güçlendirmelerini ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla verilen özel izin süresi üç günden yedi güne çıkarılıyor. Hastalık veya doğal afet gibi zorunlu hallerde bu izinler birleştirilerek kullanılabilecek.

Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik durumunda bu sebeplerden dolayı izinden dönemeyen veya geç dönen hükümlülere ceza verilmeyecek. İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmeyecek.

Mahkumiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekirse hükmü veren mahkemeden çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceğinin ileri sürülmesi durumunda, infaz hakimliğinden duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenecek. Bu kapsamda yapılan başvurular cezanın infazını ertelemeyecek ancak mahkeme veya infaz hakimliği, olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilecek.

Birden fazla hükümdeki cezaların koşullu salıverilme süresinin belirlenebilmesi bakımından toplanması gerektiğinde toplama (içtima) kararları, infaz hakimliği tarafından verilecek.

Ayrıca, adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapis cezasına çevrilen fakat öncelikli olarak uygulanan kamuya yararlı bir işte çalışma yükümlülüğünü yerine getirmeyen hükümlünün, bu hapis cezasının da süreli hapis cezalarında olduğu gibi toplama kararına dahil edilmesi sağlanacak. Düzenlemeyle infaz sırasında karar verecek merciler arasına infaz hakimi de ekleniyor.

Yasayla Türk Ceza Kanunu'nda yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma cezasına ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilebilecek. Hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebilecek. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek.

Kanunla, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yer alan, açık ceza infaz kurumunda bulunup da koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalanların cezalarının denetimli serbestlik tedbiri altında infazına imkan veren düzenleme muhafaza ediliyor. Buna göre, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitim evinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talebi halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hakimi tarafından karar verilebilecek.

Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi halli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları halinde infaz usulünden yararlanabilecek.

Hükümlü̈ hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması halinde, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün talebi üzerine infaz hakimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilecek. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hakimi tarafından karar verilecek.

Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkumun kurumdaki infaz süresini iyi halli olarak geçirmesi gerekecek. Düzenlemeyle, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar yirmi dört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkum edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilecek.

Ancak Türk Ceza Kanunu'nda belirtilen kasten öldürme, neticesi itibarıyla ağırlaşmış yaralama suçu, işkence, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel taciz suçlarından süreli hapse mahkum olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan hapis cezasına mahkum olan çocuklar, devlet istihbarat hizmetleri ve Milli İstihbarat Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlarından süreli hapis cezasına mahkum olanlar, cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilecek. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olan çocuklar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanacak. 

Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanacak.

İnfaz hakimi ayrıca, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına karar verebilecek. Bu karar gereğince Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hükümlüyü, belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme belirlenen programlara katılmama yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutacak. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak yükümlülükleri değiştirebilecek.

Hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hakimliğine verilecek. İnfaz hakimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verecek. Raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterecek. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilecek.

Tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olanlarla ilgili düzenleme yapılacak. Yasayla, mükerrerler bakımından birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde en fazla 32 yılın ceza infaz kurumunda iyi halli geçirilmesi durumunda koşullu salıverilmeden yararlanılabilecek.

Ayrıca, bu düzenlemeye göre süreli hapis cezası durumunda "dörtte üçünün" iyi halli geçirilmesi durumunda koşullu salıverilme oranı da "üçte ikisinin" iyi halli geçirilmesi şeklinde yeniden belirlenecek. Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olanlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanacak.

Bu süreler, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı suçu, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu dolayısıyla hapis cezasına mahkum olanlar için koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanacak.

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, infaz hakimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam bir yıl altı ay, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasının, her hafta cuma saat 19.00'da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak ya da hafta sonları hariç, her gün saat 19.00'da girmek ve ertesi gün saat 07.00'de çıkmak suretiyle geceleri ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verebilecek.

Mahkumiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukuki sorumlulukları saklı kalmak üzere; kadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam bir yıl, 70'i bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam iki yıl, 75 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam dört yıl veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hakimi tarafından karar verilebilecek.

Toplam 5 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilenlerin cezasının konutunda çektirilmesinde infaz hakimi tarafından karar verilebilecek.

Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hakimi tarafından karar verilebilecek. Bu fıkra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerekecek. Konutta infaza karar verdikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa infaz hakimi konutta infaz uygulamasına ilişkin kararını kaldıracak.

Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi kararı, infaza başlandıktan sonra da verilebilecek.

İnfaz hakimi talep üzerine, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında bu usulün uygulanmasına son verebilecek. Özel infaz usulünün gereklerinin geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması halinde ise bu usulün uygulanmasına son verilecek ve bu halde infaza açık ceza infaz kurumunda devam edilecek. Özel infaz usulüne göre geçirilen süre, infaz aşamasında mahsup edilecek.

Bu hükümler, terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkum olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hakkında uygulanamayacak.

Bakıma muhtaç ve dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan sıfır-altı yaş grubundaki çocuklar, tutuklu annenin yanında barınabilecek.

Ana, baba, eş, kardeş, çocuk, eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak hastalığı hallerinde tutukluya bir defaya mahsus olmak üzere verilen izin, asgari bir ay arayla toplam iki defaya çıkarılacak.

Denetimli serbestlikten yararlanma süresi 1 yıldan 3 yıla çıkacak. 30 Mart 2020'ye kadar işlenen suçlar bakımından kasten öldürme; üst soya, alt soya, eşe veya kardeşe, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve sonucu nedeniyle ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet suçu ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar kapsam dışı kalacak.

Söz konusu tarihe kadar işlenen suçlardan, istisna sayılan suçlar hariç, 0-6 yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile 70 yaşını bitirmiş hükümlüler için bu süre, 2 yıldan 4 yıla yükseltilecek.

Maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını bitirmiş hükümlülerin, koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerde azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlik uygulanacak. "İyi halli" olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler hakkında da bu süreler geçerli olabilecek.

Hükümlü hakkında denetimli serbestlik uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia edilen ve cezasının alt sınırı 1 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı soruşturma başlatılması halinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hakimince, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilecek. İnfaz hakimi, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, hükümlünün cezasının, denetimli serbestlik uygulanarak devam etmesine karar verecek.

Yasayla 30 Mart 2020'ye kadar işlenen suçlar bakımından tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği 1 gün; 3 gün olarak, 18 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği 1 gün ise 2 gün olarak dikkate alınacak.

Denetimli serbestlik için iyi halin saptanmasına yönelik değişiklikler, 1 Ocak 2021'de uygulanmaya başlayacak. Hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurma süresi, Kovid-19 nedeniyle 5 gün yerine, 1 Ocak 2021 tarihine kadar 25 gün olarak uygulanacak.

Ayrıca Kovid-19 salgını nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve diğer denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31 Mayıs 2020'ye kadar izinli sayılacak.

Salgının devam etmesi halinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine, Adalet Bakanlığı tarafından her defasında 2 ayı geçmemek üzere 3 kez uzatılabilecek.

Türk Ceza Kanunda yer verilen devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı işlenen suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası 10 yıldan az olanlar 1 ayını, 10 yıl ve daha fazla olanlar ise 3 ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi halli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına, 1 yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri halinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilecek.

Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılacak. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazandıkları takdirde Kovid-19 düzenlemesi kapsamında izinli sayılacaklar. Söz konusu sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında izin hakkından yararlanacak. Bu hüküm, 31 Aralık 2020'ye kadar uygulanacak.

Kanunla, Çocuk Koruma Kanunu'nda da değişikliğe gidiliyor. Suça sürüklenen çocukların, yeniden suç işlemelerinin engellenmesine yönelik olarak Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından takip edilen çocuk için adli kontrol süresince rehberlik edecek bir uzman görevlendirilecek ve çocuk hakkında yapılacak ihtiyaç değerlendirmesine göre iyileştirme çalışmaları yürütülecek.

Kanuna göre, adli kontrole ilişkin bazı tedbirleri takip etme görevi, denetimli serbestlik müdürlüğünün görev alanından çıkarılacak.

Denetimli serbestlik uygulaması kapsamında, şüpheli, sanık ve hükümlünün takibi, rızası alınarak kendisine ait elektronik cihazlarla da yapılabilecek.

Denetimli serbestlik tedbiri altında bulunan ve denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından muhtaç durumda olduğu tespit edilen yükümlülerin, kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma yükümlülüğünü yerine getirirken mutat vasıtayla yaptıkları yol giderleri müdürlük bütçesinden, iaşe giderleri ise çalıştırıldıkları kurum bütçesinden karşılanacak.

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında, kaçakçılık fiiline konu eşyanın değerinin "hafif" olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, "pek hafif" olması halinde ise üçte birine kadar indirilecek.

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda düzenlenen suçlar bakımından kovuşturma evresinde de etkin pişmanlık hükümleri uygulanacak. Etkin pişmanlık hükümleri, soruşturma evresinde cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilecek, edilmemesi halinde kovuşturma evresinde hakim tarafından sanığa ihtar yapılacak. Cumhuriyet savcısı usulüne uygun olarak ihtar yapmışsa, hakimin yeniden ihtarına gerek olmayacak.

Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 90 gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Hazineye ödedikleri takdirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek.

Kanunla, hukuk fakültesi ve adalet meslek yüksekokulu mezunlarının yanı sıra meslek yüksekokullarının adalet veya ceza infaz ve güvenlik hizmetleri programı, lise veya meslek liselerinin adalet alanı ve ilgili mevzuat uyarınca bunlara denkliği kabul edilen program veya alanlardan mezun olanlara da öncelik tanınacak.

İlk kez devlet memurluğuna atanacaklardan merkezi sınavda başarılı olanların sözlü ve gerektiğinde uygulamalı sınavlarının bir bölümü ya da tamamı, adalet komisyonunun yanı sıra Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak sınav kurullarınca da yapılabilecek.

Kanunla, Terörle Mücadele Kanunu'na, süreli hapis cezaları bakımından düzenlenen koşullu salıverilme oranının, dörtte üç olarak uygulanması hükmü eklenecek.

İşyurtlarının yıllık bilançolarında tahakkuk edecek her türlü faaliyet dışı gelirleri ve faizler hariç olmak üzere karlarının yüzde 30'unu aşmamak üzere; işyurtlarında görevli personel, işçi ve hükümlüler ile tutuklulara, yıllık net ücretinin yüzde 50'sini geçmemek üzere ve çalıştıkları süreye göre kar payı ödenebilecek.

Dağıtılan kar payından kalan miktar işyurtları kurumunda toplanarak, bu miktardan işyurdu faaliyetlerinde çalışmayıp sözleşmeli çalışanlar da dahil olmak üzere fiilen ceza infaz kurullarında çalışan personele, yıllık net ücretinin yüzde 10'unu geçmemek üzere kar payı ödenebilecek. Ödemeler, çalışmayı takip eden bütçe yılında ve bir kez yapılacak.

Üstün gayret ve başarı gösteren işyurdu çalışanları ile tutuklu ve hükümlülere, sözleşmeli çalışanlar da dahil ceza infaz kurumunda çalışan personele, kar payı ödeme tavanının yüzde 30'una kadar teşvik ödemesi yapılabilecek.

Genel Kurulda görüşmelerin tamamlanmasının ardından yapılan oylamaya 330 milletvekili katıldı. 51 milletvekili ret oyu verirken, 279 milletvekili kabul yönünde oy kullandı.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, teklifin kabul edilmesinin ardından birleşimi bugün saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.