Mufit Demirkol


KURAN-I KERİM’E UYMAK

Kur’an ve sünnet, küresel meseleleri çözmede ayrıntılı çözüm yolları önermez, sadece çözüm yolları bulmaya dair ipuçları verir, sınırlar çizer. İslâm, insanın toplum ilişlilerini, bir Allah’a tapmasını, kulluk ve inançlarını korur, haklarını muhafaza eder.


Kur’an ve sünnet, küresel meseleleri çözmede ayrıntılı çözüm yolları önermez, sadece çözüm yolları bulmaya dair ipuçları verir, sınırlar çizer. İslâm, insanın toplum ilişlilerini, bir Allah’a tapmasını, kulluk ve inançlarını korur, haklarını muhafaza eder. Sosyal adaletle beraber, gelişim prensiplerinin esasında yenilikler yapmayı hedef alır. Kur’an âyetlerinin

insan hayatında esas alınıp uygulanmasını ister. Bu yapısal özelliklerinden dolayı İslâmî değerlerin reforme edilmesine ihtiyaç yoktur. Burada dinin maksadını iyi anlamak gerekmektedir. Onun için de Kur’an’ı iyi anlamak şarttır.

Herşeyden  önce Kuran-ı Kerim’i okumak gerekir.Bu okuma yüzeysel olmayıp, Allahın biz kullarına verdiği akıl ile anlayarak  okumak olmalıdır. Kainatın yaradılışından, insanlığın başına gelebilecek her türlü felaketlerin, gerek sebeplerini, gerek se önlemlerini dahi bu kutsal kıtabdan öğrenmek mümkündür. Tek şart ise okumak ve okunanı anlamaktır.

Küreselleşme, günümüzün karmaşık meselelerinden biri olmasına rağmen toplumun herkesimini yakinen ilgilendirmektedir.

Her türlü ayrılık ve çatışma noktalarına çare olmasının yanı sıra, çağımızdaki insanlığın ortak sorunları olarak acil çözüm bekleyen açlık, yoksulluk, işsizlik, ekolojik kirlilik, doğal afetler, uyuşturucu madde bağımlılığı, terör vs. gibi temel problemlere de çözüm bulmak durumundadır.

Allah’ın gönderdiği bu ayetleri anlayarak okunduğunda, halen içerisinde yaşamakta olduğumuz İslamiyet ile çok davranışlarımızın uygun olmadığı görülecektir. Birkaç basit örnek gösterebilinir. En önemli fark, İslamiyette üniforma ve rütbenin olmadığı başta gelir. Diğer dinlerde ise din adamlarının rütbeleri, hatta sınıflandırılmaları vardır.Rahip, piskopos ve papa gibi..

İslamiyette asla maddi çıkar karşılığı ibadet ettirmek veya etmek asla yoktur. Ama  yaşamakta olduğumuz İslamiyette, din adamları maddi çıkar karşılığı imamlık yaptıkları gibi,mevlütleri bile maddi çıkar bekliyerek yapmaktadırlar. 

Bu gün ülkemiz de ki imam sayısı 60 320 kişidir. Ayrılan bütçe ise, yurt savunmasına ayrılan bütçemizin 3 mislidir. 

İslamiyet, “sevgi” ile başlar. Paylaşım ve hoşgörü İslamiyetin vazgeçilmez temelleridir.

Birçok bakanlığı geride bırakan bütçesini kısa zamanda tüketerek 1.3 milyar ek ödenek alarak 2017 yılını 8.1 milyar liralık harcamayla tamamlayan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın istatistiklerine göre Türkiye’de cami sayısı 90 bine ulaştı. 

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın “yetersiz” bulduğu cami sayısı 11 yılda yüzde 15 artarak binde 13.5 olan yıllık nüfus artış hızının üzerine çıktı. Diyanet’e bağlı cami sayısı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2016 yılına ilişkin yayımladığı “Örgün Eğitim İstatistikleri”nde 61 bin 201 olarak açıkladığı toplam okul sayısını da geçti.

Tüm bunlar yaşadığımız İslamiyet içerisinde, İslamiyete asla uygun olmayan noktalardır. Bunların ise tek çözümü ise sadece Kitabımız Kuran-ı Kerimi anlayarak okumakta dır.

Yaradan bizlere Kitabımız Kuran-ı Kerimi anlayarak okumamızı nasip eylesin.