Mufit Demirkol


SURİYE İLE SINIRIMIZ,,

Suriye-Türkiye sınırı 911 kilometre olup Türkiye´nin en uzun sınırıdır. Ankara Antlaşması ile şekillenmiş Hatay Devleti´nin Türkiye Cumhuriyeti´ne katılmasıyla günümüze kadar gelmiş kara sınırıdır.


Suriye-Türkiye sınırı 911 kilometre olup Türkiye´nin en uzun sınırıdır. Ankara Antlaşması ile şekillenmiş Hatay Devleti´nin Türkiye Cumhuriyeti´ne katılmasıyla günümüze kadar gelmiş kara sınırıdır.

    1954 senesinde sınır boyunda ki köylülere ait olan topraklar kamulaştırılarak, kaçakcılığın önlenmesi amacı ile bu alanlara mayın döşetilmişti. Seneler sonra bu mayınların temizlenmesi gerekti. Bu temizlenme işinin  yapılması ancak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından gerçekleşebilecek iken, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan´ın isteği ile mayınların temizlenme işinin ihale edilmesi kararlaştırıldı.Öyle ki, ihaleye İsrail firmaları da katılmak istedi. Bu ihale, bu arazilerde ki mayınların temizlenmesi karşılığında, temizlik yapan firmaya,  44 yıl boyunca kullanılmasına izin verilmek istendi. Ancak bu ihale kararı danıştay tarafından bozuldu. Ve ülke büyük bir kabusdan kurtulmuş oldu. Olay bu kadarla da kalmadı. İhale için hazırlanan İsrail menşeli firmaya, sadece güzel görünmek amacı ile (!) Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçaklarımızın muhaberat sistemlerinin  revize edilmesi amacı ile açılan ihaleye katılma şansı tanındı.

    Aradan geçen zaman için de Suriye sınırına giren, TSK in savaş uçaklarından 2 tanesi düştü. Bu kaybın arkasından insan oğlunun aklına binbir şeytanlık geliyor. Bu revizeleri yapan İsrail firması acaba uçaklarımız içine gizlice bir cip koyarak, uçaklarımızın,  sınır dışına çıktığı an da muhaberat sistemlerinin bozulmasını sağlamış olabilirler mi? 

    Bu yüzden ?Türk´ün, Türk ten başka dostu yoktur? diyerek, kendi işimizin gene kendimiz tarafından yapılması gerektiği ortaya çıkmaktadır.

    Bütün bunların arkasından,akla başka sorular da geliyor. Patriot füzeleri konusu..(!)

    ABD ve Almanya´dan gelen açıklamalarda NATO görevi kapsamında Türkiye´de bulunan Patriot füzelerinin, görev sürelerini doldurduktan sonra geri çekileceği, görevlendirmelerde herhangi bir süre uzatımının söz konusu olmayacağı açıklandı.2013´ten bu yana Türkiye´de bulunan ABD´ye ait Patriot füzelerinin Ekim ayında görev sürelerini doldurduktan sonra modernizasyon için ABD´ye gönderileceği ifade edildi. Elimiz de bulunan bu füzeleri neden kullanamıyoruz. Cumhurbaşkanımız Amerika ilişkilerinde  tabiri caiz ise ?mangal da kül bırakmıyor? du. Bu füzelerin ne özellikleri var? Teknik özellikleri nelerdir? Şimdi bu konuya girelim.

   

   

 

    Patriot sisteminin özellikleri

Üretici: Raytheon.

  • Menzil: Yaklaşık 160 km.

  • Hedef: Patriot füzesavar sistemi uçakları, taktik balistik füzeleri, cruise füzelerini ve insansız uçakları vuracak şekilde tasarlandı.

  • Kullanımı: Patriot´larda ayrı ayrı ateşlenebilen füze bataryaları bulunuyor.

    Azami uçuş süresi 170 saniye olan Patriot füzesi, Japonya´da Mitsubishi tarafından lisans altında üretiliyor. Füze bugün ABD ve Japonya dışında Almanya, Hollanda, İspanya, İsrail, Kuveyt, Suudi Arabistan, Tayvan ve Yunanistan tarafından kullanılıyor.

 

    Standart bir Patriot bataryası; bir radar sistemi, komuta kontrol merkezi, bir jeneratör grubu ve her birinde 4 füze konuşlu 5 adet fırlatma biriminden oluşuyor. Fırlatmanın hedef doğrultusunda gerçekleştirilme zorunluluğu olması nedeniyle sistemin fırlatma rampalarının muhtemel hedef yönlerine tertiplendirilmesi gerekiyor. 

    En önemli nokta ise ?en küçük bir ısı kaynağına? yönlendirilebiliniyor.

    Suriye de ki  terör örğütlerini yok etmek için şanlı ordumuza verilen  emirle Suriye topraklarına girildi. Allah ordumuzu askerimizi ve yüce Türk milletimizi korusun.Muzaffer kılsın. Bu harekat dolayısı ile canlarını kaybederek şehit olan askerlerimize ve sivil halkımıza baş sağlığı diler, milletimize de sabırlar dilerim.

    Ancak, bu harekata gerek kalmadan, terör örğütleri patriot füzeleri gibi silahlarla  bu teröristler susturulamazmı idi?

    Asker ve sivil canlarımızı kaybetmeden?